Büsbütün başka bir hayat,daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum.Belki bunu arayıp bulmak da mümkün..Fakat içimde öyle bir şeytan var ki..bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.Onun elinden kurtulamaya çalışmak boş..Yalnız ben değil,hepimiz onun elinde bir oyuncağız...
Demek hayat böyle iki adım ilerisi ile bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi.Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı?Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldamayan düşünceler neye yarardı?
“Bana öyle geliyor ki,hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır,o da ölmek.Bak,bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam bir şey yapmakta kullanmış oluruz.”