“ Bir an için keşke Yaylaköy’e hiç gitmemiş olsaydım dedi kendi kendine. O zaman annesinin sevgi dolu ve şefkatli olduğunu zannedecekti. Farkı bilmeyecekti. Üstüne bir umutsuzluk dalgası çöktü, edindiği farkındalıklığa lanet etti. Bu acıyı uzun süredir tatmamıştı, alışkanlığını kaybetmişti. Yumuşamıştı.”