hu

hu
@ffaust
Evrenden bıktığımı size itiraf edeyim. Tanrı da benim kadar bıktı; nasıl üstümüze kaldığını bilmediğimiz bu aşkın sorumluluklardan bizi kurtaracak bir uykuya seve seve yatardık.
Bir gardiyanın yakın ilgisi giyotin sehpasını hissettirir. Ne mutlu ki, birkaç gün sonra bana da diğer mahkumlara olduğu gibi kaba davranmaya ve aklıma sürekli celladı getiren o alışılmadık nezaket ayrıcalığından beni yoksun bırakmaya başladılar.
Sayfa 51 - iş bankası·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Camsız pencerelerde bir kürek mahkumunun ya da bir delinin solgun yüzünü yasladığı iç içe geçmiş kalın demir çubuklar görülür. Bu hayatın yakından görünüşüdür.
Sayfa 50 - iş bankası·Kitabı okudu
Edebiyat
Yargılayanlar ve mahkum edenler ölüm cezasının toplumdan kendisine zarar veren ve daha sonra da zarar verebilecek olan birini uzaklaştırmanın önemi nedeniyle gerekli olduğunu söylüyorlar. Sadece bu söz konusu olsaydı, müebbet hapis cezası yetecekti. Öldürmek neye yarar? Hapishaneden kaçılabileceğini söyleyerek itiraz edeceksiniz, öyle değil mi? Nöbetçileriniz görevlerini iyi yapsınlar. Demir parmaklıkların sağlamlığına güvenmiyorsanız, hayvanat bahçelerini açmaya nasıl cesaret ediyorsunuz?
Sayfa 19 - iş bankası·Kitabı okudu
Edebiyat
Evet, bu bahtsız mahkumları altı aylık bir ertelemeyle hayata yeniden döndürmüş, ardından günün birinde nedensiz yere, hiç gereği yokken, niçin olduğu da iyi bilinmeden, keyfi olarak, bir sabah bu kararı yok sayıp bütün bu insanları düzenli bir şekilde giyotinin soğuk pençesine yollamışlardı. Ulu Tanrım! Size bütün bu adamların yaşamasının bize ne zararının dokunacağını soruyorum. Fransa'da herkesin solumasına yetecek kadar hava yok mu?
Sayfa 14 - iş bankası·Kitabı okudu
Edebiyat
"Dünyada çok kadın var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrende sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulamaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim."