Mehmet Rauf, Ferdâ-yı Garam adlı eserinde, önceki eserlerinde olduğu gibi yine hüzün, melal, kasvet kokularının sindiği; ince ruhlu insanlar ve onların bir türlü mutluluğu yakalamayan, kurtuluşu intihar etmekte bulan hayatlarını ele almaktadır. Siyah edebiyat demek sanırım yanlış bir ifade olmaz çünkü kahramanların ruh dünyalarına sirayet eden renk siyahtır. Kitapta betimlemeler, ruh tahlilleri başarıyla verilmiştir. Genel olarak aşka odaklanan; bu aşkın yol açtığı girdapları, dehlizleri , kişiyi ölüme sürüklenişini anlatan kitap okunmaya değerdir.
Biz, kalbimizin kâinatın bütün fısıltılarına açıldığı zaman, önümüzde bir hayal göğü görüyoruz. O kadar mavi, o kadar yıldızlı, o kadar engin ve serbestçe hayali sevk ederiz. Zannederiz ki saadet şu parlak Zühre’dir. Bu, emellerimize öyle bir genişlik verir ki bir gün oradan düşüp de herkesin dudaklarındaki kasvet mühründen başka bir şey bulamadığımız,kulaklarımız “Bu muydu?” iniltilerinden başka bir şey işitmediği zaman hayat bitmiş demektir.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Ahmet Mithat, bu eserinde Osmanlı Dönemi âdet, kültür, gece eğlenceleri,helva sohbetleri, yaşam tarzı,giyim-kuşam vb. yansıtmaktadır. Dönemin İstanbul hayatının ve Yeniçeri yapılandırılmasının eleştirildiği kitap, olayları farklı açılardan (Dolaptan Temaşa) bakmamız gerektiğini de imâ etmektedir. Ahmet Mithat bu eserde özellikle Yeniçerili bir kişinin hayatının kısıtlılığına, zorluğuna itiraz ediyor gibi geldi. Yeniçeri hayatını anlatırken yaşamaktan mahrum nefes alan bir kişi olarak resmediyor veya bana öyle geldi. Ahmet Mithat kuşkusuz sanatın toplum için, toplumu eğitmesinden yana olmuştur hep. Bu fikirle yazar tüm eserlerini. Sanatın toplumu eğiten bir tarafı var mıdır? Kuşkusuz evet, sanat gerçekten insanı eğitir. Geçmişe yolculuk yapmak isteyenlerin keyif alarak okuyacağı eserdir. Okunması tavsiye edilir.
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,624 okunma