• Okyanusta yüzen acı dolu küçük bir ada gibiyim.
• Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
• İsmini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.
• Hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.
Freud kişiliğin üç yapıdan oluştuğunu savunur; id, ego ve süperego. İd, kişiliğin en ilkel bölümüdür. İstekleri, arzuları hemen yerine gelsin isteyen yaramaz bir çocuk gibidir. İki temel isteği vardır; cinsellik ve saldırganlık... Süperego kişiliğin toplumsal yanını ifade eder. Bir anlamda kişinin vicdanıdır. Ego ise bu ikisi arasında dengeyi kurmaya çalışır. Psikolojide ego, iki efendisi olan bir uşağa benzetilir.
– Selin, bak sana ne göstereceğim.
– Hayırdır Ali? – Tavuklara öğrettim.
– Neyi?
– Tavuklar beni anneleri sanıyorlar!
– Niye babaları değil de anneleri? Hem sen nereden anladın seni anneleri sandıklarını? Emziriyor musun, nedir?
– Ben yanlarına gidince hemen yanıma geliyor, ayaklarıma dolanıyorlar.
– Hay Allah iyiliğini versin! Onlar sana değil, yeme geliyorlar. Klasik koşullanma... Liseden hatırlasana be oğlum, hani Pavlov falan...
– Olur mu canım, bunlar beni seviyorlar yahu! Ah kuzucuklarım benim... Hadi gelin de abla görsün... Bak, yem vermeden de geliyorlar, hanimiş annesinin kuzuları...
– Ali yapma etme, tavukların da psikolojisini bozacaksın!
Mussolini de İtalya’yı emperyalist ve faşist temeller üzerine oturtmak için aynı Sosyal Darwinist kavramlardan ve iddialardan faydalandı.1935 yılında Etiyopya’yı işgal ederek 1941 yılına kadar 15 bin insanı katlettirdi. Etiyopya işgalini, ırkçı görüşleriyle destekleyerek makul göstermekten de geri kalmadı. Mussolini’ye göre Etiyopyalılar siyah ırktan oldukları için aşağıydılar ve İtalyanlar gibi üstün bir ırk tarafından yönetilmek onlar için bir şeref olmalıydı.