Fulya Taşçeviren

Fulya Taşçeviren

Yazar
7.5/10
36 Kişi
·
108
Okunma
·
5
Beğeni
·
2.233
Gösterim
Adı:
Fulya Taşçeviren
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Konya
Konya doğumlu. Felsefe grubu öğretmenliği yapıyor. Genç okurlara yönelik mizahi hikâyeler ve psikoloji üzerine denemeler yazıyor. Yayımlanmış iki adet kitabı var.
Eğitim bir vazoyu suyla doldurmak değil, bir çiçeğe kendi tarzında büyüyebilmesi için yardımcı olmaktır.

John Dewey (1859-1952)
Ne kadar çok şey keşfedersek, o kadar çok bilinmeyen şey çıkar ortaya ve daha fazla soruyla karşılaşırız.

Bilgiye giden yol sonsuzdur.

Ivan Petroviç Pavlov (1849-1936)
Okyanusta yüzen acı dolu küçük bir ada gibiyim.

Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.

İsmini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.

Sigmund Freud (1856-1939)
– Rüzgâr nasıl oluşur?
– Ağaçlar.
– Nereden biliyorsun?
– Onları kollarını sallarken gördüm.
– Bu nasıl rüzgâr oluşturuyor?
– (Ellerini sallayarak) İşte böyle. Ama onların kolları daha uzun… Hem daha çok ağaç var.
Ne demiş Piaget…
• Zekâ, bireyin çevreye uyum sağlayabilme yeteneğidir.
Yağmurlu bir günde evine dönmek için otobüs durağında on beş dakika bekleyen kişi, daha sonra “Bu kadar bekledim…” zihniyetiyle önünden geçen bir taksiye binmeyebilir. Yani bir bakıma burada insanın kendi kendini iknası söz konusudur.
– Hüseyin o yanındaki kim?
– Kim, hangi yanımdaki?
– Şu, sağ yanındaki.
– Süleyman Abiyi mi diyorsun?
– Ne Süleyman Abisi, şu sarışını diyorum.
– Ha, o zaman Süleyman Abi olamaz. O tek kaş ve neredeyse siyahî dediğimiz bir abimiz. Kim o zaman?
– Şu sağ kolunu omzuna attığın sarışını diyorum Hüseyin.
– Ne, sağ kol mu? Benim sağ kolum üç sene önce bir trafik kazasında koptu ya Neriman. Ama doğru, sen o günden beri kendine gelemedin.
– Hangi kaza Hüseyin?
– Hüseyin mi? O da kim? Ablacığım sen otur dinlen istersen, yoruldun di mi bayram alışverişinde?
– Bayram mı? Bugün bayram mı?
– Ah kıyamam abim benim.
– Abi mi? Noluyor, ben kimim?
– Korkma amca, ben şimdi bir taksi çağırıp seni evine yollarım. Amca, amca! Bayıldın mı? Kendine gel!
– Oh neyse atlattık sevgilim, ben şimdi hanımı eve götüreyim, evde halüsinasyondu falan diye bağlarım, yarın görüşürüz.
Gibi…
Nevrotik tipte; aşırı ve değişken duygular, kaygı, tedirginlik, duyarlılık, alınganlık ve çabuk tepki gibi özellikler bulunur.

Nevrotik olmayan normal tipler ise, dengeli ve düzenli duygular güven duygusu, düşünceli hareket gibi nitelikler taşırlar.
Mesmer’in hipnoz yöntemi yıllar sonra, önce Freud’u etkilemiş, daha sonra da Nuri Alço’nun düşüncelerinin temelini oluşturmuştur. O yüzden her önünüze gelene kendinizi hipnoz ettirmeyin, sakata gelebilirsiniz.
Psikolojiyi iyi şekilde anlamaya çok yardımcı olan kitablardandır.Hatta kendiniz psikoloji küçük araştırma bile yapa bilirsiniz.İnsan psikolojisi için önemli kitablardandır.
Psikoloji konusunda kısa sade bilgi öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
Kitap sade, öz ve akıcı, eğlenceli bir dille yazılmış.
Emeği geçen herkesin emeğine sağlık.
Kitap psikolojik terimler hakkında bilgi verirken çokta sıkıcı olmamaya gayret edip, sade bir dil kullanılarak okuyucuyu sıkmamış. Psikolojiye ilgi duyanlar ama teknik terimlerde boğulmak istemeyenlerin seveceği türde bir kitap.
Ne demiş Pavlov…

• Ne kadar çok şey keşfedersek, o kadar çok bilinmeyen şey çıkar ortaya ve dahafazla soruyla karşılaşırız.
• Bilgiye giden yol sonsuzdur.
Neymiş klasik koşullanma yoluyla öğrenme…

Klasik koşullanma yoluyla öğrenme kuramı Ivan Pavlov’un yaptığı araştırmalara dayanır. Onun ortaya attığı “bağ kurma” yöntemiyle olaylar ve nesneler arasında bağlar kurulur. Pavlov, köpekler üzerinde yaptığı deneyde bu yolu izlemiştir.
Yaptığı deneyde, bir eliyle köpeğine et verirken öbür eliyle de bir zili çalar. Köpek başta bunu anlamaz, çünkü eti yemekten başka bir şeyle ilgilenmiyordur. Fakat bir iki derken köpek bakar ki ne zaman zil çalsa peşinden et de geliyor. Bunun üzerine biraz biraz olaya uyanmaya başlar.
Belli bir süre sonra Pavlov bakar ki köpeği Druzhok (telaffuz etmek de zorlananlar Çomar da diyebilirler) zil çalınca başlıyor salya salgılamaya. Neden? Çünkü zil çalınca et geldiğini anladı. Ete gösterdiği tepkiyi zile de gösteriyor. Yani etle zil arasında “bağ” kurdu.
Klasik koşullanma yoluyla öğrenmeye tavuklarda da sıkça rastlanır. Mesela gider yem verirsiniz, gider yem verirsiniz, gider yem verirsiniz... Belli bir süre sonra tavuk siz gelince yiyecek geldiğini öğrenir ve sizi görür görmez hemen size doğru koşar.
Ama bunu bazı insanlara anlatmak pek kolay olmayabilir. Nasıl mı? Şöyle:
– Selin, bak sana ne göstereceğim.
– Hayırdır Ali?
– Tavuklara öğrettim.
– Neyi?
– Tavuklar beni anneleri sanıyorlar!
– Niye babaları değil de anneleri? Hem sen nereden anladın seni anneleri sandıklarını? Emziriyor musun, nedir?
– Ben yanlarına gidince hemen yanıma geliyor, ayaklarıma dolanıyorlar.
– Hay Allah iyiliğini versin! Onlar sana değil, yeme geliyorlar. Klasik koşullanma... Liseden hatırlasana be oğlum, hani Pavlov falan...
– Olur mu canım, bunlar beni seviyorlar yahu! Ah kuzucuklarım benim... Hadi gelin de abla görsün... Bak, yem vermeden de geliyorlar, hanimiş annesinin kuzuları...
– Ali yapma etme, tavukların da psikolojisini bozacaksın!
BİTMEZ…
Psikoloji, kuramlar ve kuramcılar hakkında bir bilgim olsun diyorsanız bazı fobiler ve okb lerin isimlerine (isim sözlüğü gibi küçük bir yeri var) bakayım kısa ama giriş niteliğinde bir kitap okuyayım aşina olayım psikolojiye diyorsanız okuyabilirsiniz bu kitabı. Eğlencelidir, içinde tatlı küçük karikatürler de barındırır.
kitapta bulunan psikiyatrist ve psikologların hayat hikayeleri
psikolojiyi ilk ortaya çıkaran kişi ve psikoloji dalına yapılan katkıları çok güzel yansıtmıştır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fulya Taşçeviren
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Konya
Konya doğumlu. Felsefe grubu öğretmenliği yapıyor. Genç okurlara yönelik mizahi hikâyeler ve psikoloji üzerine denemeler yazıyor. Yayımlanmış iki adet kitabı var.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 108 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 151 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.