Fulya Taşçeviren

Fulya Taşçeviren

Yazar
7.5/10
71 Kişi
·
225
Okunma
·
7
Beğeni
·
2685
Gösterim
Adı:
Fulya Taşçeviren
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Konya
Konya doğumlu. Felsefe grubu öğretmenliği yapıyor. Genç okurlara yönelik mizahi hikâyeler ve psikoloji üzerine denemeler yazıyor. Yayımlanmış iki adet kitabı var.
Ne kadar çok şey keşfedersek, o kadar çok bilinmeyen şey çıkar ortaya ve daha fazla soruyla karşılaşırız.

Bilgiye giden yol sonsuzdur.

Ivan Petroviç Pavlov (1849-1936)
Okyanusta yüzen acı dolu küçük bir ada gibiyim.

Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.

İsmini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.

Sigmund Freud (1856-1939)
– Rüzgâr nasıl oluşur?
– Ağaçlar.
– Nereden biliyorsun?
– Onları kollarını sallarken gördüm.
– Bu nasıl rüzgâr oluşturuyor?
– (Ellerini sallayarak) İşte böyle. Ama onların kolları daha uzun… Hem daha çok ağaç var.
Ne demiş Piaget…
• Zekâ, bireyin çevreye uyum sağlayabilme yeteneğidir.
Kendinizi ancak daha çok çalışarak, emek harcayıp ürün vererek ortaya koyabilirsiniz. Bu da ne yazık ki, yorulmadan olmaz. Ne kadar acılar yaşanmış olursa olsun, inatla “Ben hâlâ varım!” denmelidir. Kararmış gümüşler, göz alıcı parlaklıktaki gümüşlere dönüşebilir, yeter ki parlatmak için çabalayın.
Alfred Adler
– Hüseyin o yanındaki kim?
– Kim, hangi yanımdaki?
– Şu, sağ yanındaki.
– Süleyman Abiyi mi diyorsun?
– Ne Süleyman Abisi, şu sarışını diyorum.
– Ha, o zaman Süleyman Abi olamaz. O tek kaş ve neredeyse siyahî dediğimiz bir abimiz. Kim o zaman?
– Şu sağ kolunu omzuna attığın sarışını diyorum Hüseyin.
– Ne, sağ kol mu? Benim sağ kolum üç sene önce bir trafik kazasında koptu ya Neriman. Ama doğru, sen o günden beri kendine gelemedin.
– Hangi kaza Hüseyin?
– Hüseyin mi? O da kim? Ablacığım sen otur dinlen istersen, yoruldun di mi bayram alışverişinde?
– Bayram mı? Bugün bayram mı?
– Ah kıyamam abim benim.
– Abi mi? Noluyor, ben kimim?
– Korkma amca, ben şimdi bir taksi çağırıp seni evine yollarım. Amca, amca! Bayıldın mı? Kendine gel!
– Oh neyse atlattık sevgilim, ben şimdi hanımı eve götüreyim, evde halüsinasyondu falan diye bağlarım, yarın görüşürüz.
Gibi…
Yağmurlu bir günde evine dönmek için otobüs durağında on beş dakika bekleyen kişi, daha sonra “Bu kadar bekledim…” zihniyetiyle önünden geçen bir taksiye binmeyebilir. Yani bir bakıma burada insanın kendi kendini iknası söz konusudur.
210 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Psikoloji hakkinda çok kısa kolay bilgiler veren bu kitap çok güzeldi.Hatta psikoloji hakkinda hiç bir bilgisi olmayan bir insan kitapi bitirdiği zaman artık psikoloji ile bağlı geniş bir bilgisi olacaktır.Meshur psikoloklari onların kesfleri,psikoloji hastalıklari ve b .kolay aynı zamanda kısa bir sekilde anlatmış.Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
200 syf.
·1 günde·7/10
Kolay mı? Evet. Kısa mı? Evet. Eğlenceli mi? Tartışılır. Benim için çok da eğlenceli bir deneyim değildi. Yazar hafif yanlı alt metinlerinde bunu görüyorsunuz ya da işin "Eğlenceli" kısmında mı demeliyim. Bir de kaynakça çok yetersiz. Einstein'in aldığı düşük notlar(!) ve "Edison'un" 999 kere ampulü bulmak için denemesi ve bunun gibi safsatalar da gayet var. Atıyorum Psikoloji/PDR kazandın merak ediyorsun bölümünü al oku at kenara kitabı gibi bir şey.
200 syf.
Yazar kitabın önsöz kısmında şu açıklamayı yaparak aslında kitab hakkında kısa ve net fikir belirtiyor:

Hep merak ederim, neden bilimsel yazılar sanki sıkıcı olmak zorundaymış
gibi yazılır. Eğlenceli olunca öğrenmeyi mi engeller yoksa karizması mı
sarsılır yazının ya da yazanın?
Politikacıların, cevabı sadece evet ya da hayır kadar basit olan sorulara
saatler süren ve manası pek de kavranamayan yanıtlar vermeleri gibi, bazı
kitaplar da bir terimi o kadar uzun ve güzel(!) anlatırlar ki terimin ne demek
olduğunu bir türlü anlayamayız.
İşte bu yüzden böyle bir kitap yazmaya karar verdim. Bu kitabı okurken
entelektüel ve bilimsel bir anlatımla karşılaşmayacaksınız. Belki kimileri
bunu çok saçma bulacak, kimileri küçümseyecek, ama belki de bu yeni bakış
açısı çok beğenilecek ve kimileri “Hah, tamam, kitap dediğin işte böyle
olmalı!” diyecek.

Yazara katılmamak elde değil. Akademik ve bilimsel alanda yazilan kitablarin bir çoğu gerçekten sıkıcı. Ben de bir tarihçi olarak kendi alanıla ilgili bu tür kitablara fazla ilgi duymadım. Tarih konusunda o yüzden kurgu da olsa daha çok roman tercih ettim.
Gelelim bu kitaba. Kitab gayet güzel eğlenceli ve sürükleyici bir anlatımı var. Kısa sürede bitirilebilecek bir kitap. Psikoloji alaninda dunyada ve turkiyede önemli şahsiyetleri anlatmış. Bazi isimleri ilk kez duydum bazıları zaten bilinen şahsiyetler. Okumaktan keyif aldım şahsen. Psikoloji alanında okulda yardımcı ders kitabi olarak öğrencilere okutulabilir bence. Herkese iyi okumalar.
200 syf.
·1 günde
Dünyada ve Türkiye'de önde gelen psikologlar/psikiyatristler hakkında kısa kısa bilgiler, söyledikleri sözler, varsa kuramları hakkında bilgiler, yaptıkları çalışmalar yer alıyor kitapta. Eğlenceli, samimi, canlı bir üslubu var. Çizimler de oldukça sevimli. Psikoloji alanına ilgisi olan ve biraz da küçük yaşta olan herkesin işine yarayabilecek bir kitap.
200 syf.
Kitap bilimsel ve tarafsız dille yazılmamış. Uzmansanız okuduğunuza bin pişman olacaksınız benim gibi. Yalnız ben eleştirel gözle bakmak için okudum kitabı ve psikolojiye hafiften ilgisi olanlar dahi okumamalı bana göre. Size anımsatması amacıyla sağdan soldan minik Notlar alınıp araştırmayı derinleştirmek için kullanılabilecek sınırlı araştırma perspektifi sunan bir kitap. Kaynakçadaki kitapları okumaya başlamanız daha iyi ilgisi olanlar için.
200 syf.
·Beğendi·7/10
Psikoloji okumak isteyen birisi olarak, bu kitap psikolojiye olan merakımı daha çok artırdı. Gerçekten de kısa bir şekilde, mizahi bir dille ele alınan bu kitap beklentilerimi karşıladı.
Psikolojiye katkı sağlamış olan insanlar, psikiyatristler, psikologlar, yaptıkları deneyler, psikolojik rahatsızlıkların yer aldığı bu kitap oldukça kısa sürede bitirilir.
200 syf.
·Puan vermedi
Benim için okuması çok eğlenceliydi. Kitapta öğrenci tipleri, aşık tipleri, müşteri tipleri gibi bir sürü başlık altında çeşitli insan tipleri incelenmiş. Yazar kitaptaki tipleri o kadar güzel gözlemlemiş ve kitabına aktarmış ki, okurken çevremizdeki insanlarla bu tipleri bağdaştırıveriyoruz. Ayrıca yazarın esprili dili sayesinde "Aaa bak, bu aynı sen, bu da üst kattaki Nurten Abla" gibi tepkiler verip, hoş vakit geçirebilirsiniz.
210 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Psikoloji konusunda kısa sade bilgi öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
Kitap sade, öz ve akıcı, eğlenceli bir dille yazılmış.
Emeği geçen herkesin emeğine sağlık.
210 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ne demiş Pavlov…

• Ne kadar çok şey keşfedersek, o kadar çok bilinmeyen şey çıkar ortaya ve dahafazla soruyla karşılaşırız.
• Bilgiye giden yol sonsuzdur.
Neymiş klasik koşullanma yoluyla öğrenme…

Klasik koşullanma yoluyla öğrenme kuramı Ivan Pavlov’un yaptığı araştırmalara dayanır. Onun ortaya attığı “bağ kurma” yöntemiyle olaylar ve nesneler arasında bağlar kurulur. Pavlov, köpekler üzerinde yaptığı deneyde bu yolu izlemiştir.
Yaptığı deneyde, bir eliyle köpeğine et verirken öbür eliyle de bir zili çalar. Köpek başta bunu anlamaz, çünkü eti yemekten başka bir şeyle ilgilenmiyordur. Fakat bir iki derken köpek bakar ki ne zaman zil çalsa peşinden et de geliyor. Bunun üzerine biraz biraz olaya uyanmaya başlar.
Belli bir süre sonra Pavlov bakar ki köpeği Druzhok (telaffuz etmek de zorlananlar Çomar da diyebilirler) zil çalınca başlıyor salya salgılamaya. Neden? Çünkü zil çalınca et geldiğini anladı. Ete gösterdiği tepkiyi zile de gösteriyor. Yani etle zil arasında “bağ” kurdu.
Klasik koşullanma yoluyla öğrenmeye tavuklarda da sıkça rastlanır. Mesela gider yem verirsiniz, gider yem verirsiniz, gider yem verirsiniz... Belli bir süre sonra tavuk siz gelince yiyecek geldiğini öğrenir ve sizi görür görmez hemen size doğru koşar.
Ama bunu bazı insanlara anlatmak pek kolay olmayabilir. Nasıl mı? Şöyle:
– Selin, bak sana ne göstereceğim.
– Hayırdır Ali?
– Tavuklara öğrettim.
– Neyi?
– Tavuklar beni anneleri sanıyorlar!
– Niye babaları değil de anneleri? Hem sen nereden anladın seni anneleri sandıklarını? Emziriyor musun, nedir?
– Ben yanlarına gidince hemen yanıma geliyor, ayaklarıma dolanıyorlar.
– Hay Allah iyiliğini versin! Onlar sana değil, yeme geliyorlar. Klasik koşullanma... Liseden hatırlasana be oğlum, hani Pavlov falan...
– Olur mu canım, bunlar beni seviyorlar yahu! Ah kuzucuklarım benim... Hadi gelin de abla görsün... Bak, yem vermeden de geliyorlar, hanimiş annesinin kuzuları...
– Ali yapma etme, tavukların da psikolojisini bozacaksın!
BİTMEZ…
210 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10
Psikoloji, kuramlar ve kuramcılar hakkında bir bilgim olsun diyorsanız bazı fobiler ve okb lerin isimlerine (isim sözlüğü gibi küçük bir yeri var) bakayım kısa ama giriş niteliğinde bir kitap okuyayım aşina olayım psikolojiye diyorsanız okuyabilirsiniz bu kitabı. Eğlencelidir, içinde tatlı küçük karikatürler de barındırır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fulya Taşçeviren
Unvan:
Öğretmen,yazar
Doğum:
Konya
Konya doğumlu. Felsefe grubu öğretmenliği yapıyor. Genç okurlara yönelik mizahi hikâyeler ve psikoloji üzerine denemeler yazıyor. Yayımlanmış iki adet kitabı var.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 225 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 210 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.