Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çevrendeki aynalar seni nasıl gösteriyor? Bunu anlamanın kolay bir yolu var, insanların yanından ayrıldıktan sonra nasıl hissediyorsun? Eğer birinin yanından kalktiğında kendini bitkin, modun düşük ve kötü hissediyorsan ve bu hep oluyorsa muhtemelen o kişinin sana yansıttıklarıyla ilgili olabilir.
Psikolojide "aşırı telafi davranişı" deniyor bu duruma. Bir alanda yetersiz hissettiğinde başka bir alanda abartili şekilde ortaya çıkmaya çalışıyorsun. Sosyal becerisinden emin olmayan kişi gereğinden yüksek sesle konuşuyor. Mesleki yeterliliğine güvenmeyen biri başarılarinı sürekli dile getiriyor. Sevilmediğini hisseden biri sürekli kollayıcı, sürekli verici, sürekli vazgecilmez olmaya çalışıyor. Eksiğini gizlemek için yaptığın bu hareket çoğu zaman tam da o eksiği işaret ediyor başkalarına.
Mesela içedönük birisin ama insanlar seni sosyal ve dışadönük görsün diye her çağrılan yere gidiyor, her ortamda bulunuyorsun. Çünkü aksi olduğunda kusurlu ve anormal biri gibi hissedeceksin. Belki üst düzey bir yöneticisin ama evde hâlâ çizgi film izlemeyi seviyorsun ama bunu sir gibi saklıyorsun; "Insanlar öğrenirse garip olduğumu düşünecekler," diye geçiyor akIından. Hepimizin garip tarafları var ve bunlar bizim en renkli yönlerimiz..
Nikos Kazancakis' in Zorba romanından uyarlanan filmde geçen șu unutulmaz replik tam da bunu anlatıyor:
"Her şeyin var ama bir şeyin eksik: Delilik. Bir insanın biraz deliliğe ihtiyacı vardır, yoksa ipini kestp özgürleşmeye asla cesaret edemez.
İnsanlar söz konusu olduğunda normal olmaya çalışmak kadar gereksiz bir çaba yok bana göre. Her insanın kusurları, farklı olduğu yönleri, tutarsIz tarafiarı ve içsel dalgalanmaları var. Her biri o insani eşsiz kılan özelliklerden biri... Ancak toplum dinamikleri, kendimizle barışık olmamamız, bazen sosyal medyada popüler olan sosyal davranışlar gibi etkenler olmadığımız bir insan gibi davranmamıza sebep olabiliyor. Düşünsene; sosyal medyada herkes sakin, mutlu, dengeli görünüyor. Gülen yüzler, tatil pozları, başarlt anlara dair havalı fotoğraflar... Herkes hazır stok fotoğraflarındaki mutlu aileler, sağlıklı ve enerjik insanlar gibi görünüyor. Sonra bir şekilde o insanlarla gerçek hayatta yakınlaştikça fark ediyorsun ki kimse kendini sunduğu kadar normal değil. Birinin uyku problemi var, birinin bitmek bilmez kıskançlık nöbetleri var, birinin tuhaf bir takıntısı var, birinin geçmişten gelen bir yarası var. Hepimizin bir şeyleri var. Sadece bazıları konuşmuyor, bazları kabul etmiyor, bazıları görmek istemiyor.