Fikret Harmankaya

Fikret Harmankaya
@fhrmnky
Süleyman Demirel üniversitesi
Konya
11 Şubat 1994
90 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Dickens'ta alçaklar bile hakiki anlamda ahlaksız değildir, onlar bile bütün kötü içgüdülerine rağmen sönüktürler. Bu İngiliz maneviyat yalanı onun eserlerinde bir damga gibi durur; ikiyüzlülüğün görmek istemediğini görmeyen şaşı bakışları Dickens'ın gerçekleri hisseden bakışlarını başka yöne çevirir.
Sayfa 73 - TİBKY·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dickens'ta da vardır böyle uçurumlar. O bunları açar, karanlıkla doldurur, içerdikleri bütün tehlikeyi gösterir; ama işte, insan bundan ürkmez, ruhsal yıkılışın o tatlı baş dönmesi meydana gelmez, ki bu belki de sanatsal hazzın en yüksek cazibesidir. İnsan kendini burada bir şekilde güvende hisseder, sanki aşağı düşmesine izin vermeyecek bir parmaklığa tutunuyordur, kahramanın aşağı düşmeyeceği bilinir, beyaz kanatlarıyla bu İngiliz yazarın dünyasında süzülen o iki melek, acıma yada adalet, hiç zarar görmeden bütün hendeklerin ve uçurumların üzerinden geçirecektir onu. Dickens'te vahşet, yani trajik olana ulaşma cesareti eksiktir.
Sayfa 71 - TİBKY·Kitabı okudu
Edebiyat
Dostoyevski'de ise ara sıra aniden uçurumlar açılır önümüze, bu karanlığın, bu isimsiz uçurumun kendi göğsümüzde açıldığını hissettiğimizde boğulacak gibi oluruz; ayaklarımızın altındaki zemin kaymaya, aniden başımızın dönmeye başladığını hissederiz, ateşli ama tatlı bir baş dönmesidir bu; memnuniyetle yıkılmak, devrilmek isteriz, ama aynı zamanda bu duygudan ürpeririz de; haz ve acı öylesine muazzam bir sıcaklığa erişip kor haline gelmiştir ki, artık onları birbirinden ayıramayız
Sayfa 70 - TİBKY·Kitabı okudu
Edebiyat
Yoksullara ve çoçuklara yardım etmek istiyordu. Maddi yada manevi olarak orta halli yaşamın dışına çıkan her şey ona antipatik geliyordu; yalnızca alışılmış olanı, ortalama olanı seviyordu, hem de bütün kalbiyle. Zenginlere ve aristokratlara, doğuştan imtiyazlı olanlara karşı hoşgörüsüzdü.
Sayfa 61 - Dickens·Kitabı okudu
Edebiyat