diyojen

diyojen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·16 syf.·
2024 28. kitabı
Sabri Akbel
0/10 · 1 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

diyojen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2024 27. kitabı
Behiç Ak
9.2/10 · 129 okunma
Evlilik, insan yaşamının en doğal, en heyecanlı, en önemli, en mutlu aşamalarından biridir. Kimileri tarafından kutsal bile görülür. Evlilik kurumu da içinde yaşadığımız toplumda asimilasyonun hizmetinde bir araç hâlindedir. Bu yazımızda, doğal gibi görünen, aslında insanın içini acıtan, bu konuda bire bir yaşadığım iki örnek vermekle yetineceğim. Birinci örnek: Ali, kırk yıllık arkadaşım, kendisi de eşi de Kürd. Kızları Berfin'in ise adından başka Kürdlükle bir ilgisi yok, birkaç sözcük Kürdçe biliyor. Berfin'in düğününe gittik. Damat batı illerinden, Türk oğlu Türk bir delikanlı. Düğünde, konuşmalar, müzikler hep Türkçe. Bir ara halay için Kürdçe bir parça çalındı. İkincisi çaldığında, baktım gelin yerinden fırlamış çalgıcıların yanında. Kürdçe kesildi, gelin rahat bir nefes alarak damadın yanına döndü. Daha ilk günden evlilik tehlikeye girmemeliydi! Baba sıkıntılı, ama neylersin... İkinci örnek: Hasan, otuz yıllık arkadaşım, kendisi de eni de Kürd. Oğulları Roni'nin de yukarıda söylediğimiz Berfin gibi adından başka Kürd bir yanı yok. Roni doktor oldu. Okul arkadaşı Türk bir kızla evlenecekti. Geçenlerde düğünlerine gitik. Duğün, çiftetelliler, Ankara karşılamaları ve Şeyh Şamil oyunlarıyla sürdü. Baba çok istediği hâlde, düğünde Kürdçe pek duyulmadı. Ama baba dayanamamış, bir davul-zurna ek bi getirmişti. Sözsüz bir şekilde de olsa, davul-zurna eşliğinde halaylar çekildi. Ancak garip bir şekilde, davul-zurna çalarken büyük ekrana yansıyan video çekimi kesildi. Bizim masadan bir arkadaş, ısrarla niye video çekilmiyor diye sağa sola sordu Nihayet, video çekimi yapan görevliye, "Niye çekim yapmıyorsun?" diye sordu. Görevli, "Gelin Hanım, bu bölümün çekilmemesini istedi." dedi. İlerde izleyecekleri, belki çocuklarına, torunlarına gösterecekleri bu filmde, iptidai
Sayfa 189 - İsmail Beşikçi Vakfı·Kitabı okudu
Yıllar önce ben de bir nene-torun hikâyesi yaşadım. 1990 yılların ortalarıydı, oğlum üniversitede okuyordu. Mersin'de olduğu bir sırada ehliyetini almak için Trafik Şube Müdürlüğüne gitti. Akşama kadar gelmeyince merak ettim. Çünkü daha önce İstanbul'da PKK'li diye on beş gün gözaltına alın mıştı. Mersin Terörle Mücadele Şubesi Müdürünü tanıyordum (Oğlu öğrencimizdi.). Ona ulaşıp durumu sorduğumda, "Evet biz onu gözaltına aldık." dedi. Ehliyetini almak için, Trafik Şube Müdürlüğüne giden oğlum gözaltına alınmıştı. Ertesi gün müdürün yanına gittim. Bana, "Siz eğitimcisiniz ve kamuoyunda çok takdir edilen birisiniz, niye çocuklarınız böyle işlerle uğraşıyorlar, bakın bizim çocuklar böyle şeylerle uğraşıyor mu?" şeklinde bir şeyler söyledi. Arkasından aramızda şöyle bir diyalog geçti: "Müdür Bey, sizin anneniz yaşıyor mu?" "Evet." "Allah uzun ömür versin. Peki anneniz, çocuğunuza, yani torununa, masal ve hikâye anlatıyor mu? "Evet." "Benim de annem yaşıyor ama oğlum nenesinden masal ve hikâye dinleyemiyor. Çünkü nenesi Türkçe, oğlum da burada büyüdüğü için yeteri kadar Kürdçe bilmiyor. Bunun ne kadar zor olduğunu bilebilir misiniz Müdür Bay? İşte aramızdaki fark bu..." Müdürün beklemediği bu açıklamamdan sonra, önce ne diyeceğini bilemedi sonra, "Siz de evde onlarla Kürdçe konuşun." diye buyurdu. "Konuşuyoruz, konuşuyoruz Müdür Bey, hatta 5-6 yaşına kadar Türkçe de bilmiyorlar ama sonra devletin dili araya giriyor ve her şey değişiyor..."
Sayfa 156 - İsmail Beşikçi Vakfı·Kitabı okudu
Dünyanın unuttuğu görmezden geldiği haklkı, dindaşı 3 halk farslar, Araplar ve Türkler kendi vatanında esir hale getirirken tüm dünya seyirci kaldı, tüm dünya ulusları için hak olan "Kendi Kaderini Tayin Hakkı" Kürt ulusundan esirgendi.
Sayfa 143 - İsmail Beşikçi Vakfı·Kitabı okudu