Konfüçyüs, memleketi idare edenler faziletli olmalılar. Nasıl rüzgar estiği yöne doğru bitkileri yatırırsa, onların fazileti de rüzgar gibidir, halkı kendi yönlerine yatırır.
Eh, koyun deyip geçmeyelim. Onların içinde ne koçlar, ne yiğitler vardır. Dünya kuruldu kurulalı bütün koyunlar çobanla, köpekle yasamadilar ya! Onlar da bir zamanlar kasaptan, çobandan, köpekten habersiz yiyeceklerini kendileri arar bulurlar, düşmanlarını kendi sert boynuzları ile yıldırıp kacirirlardi. Ama onların yağlı etine göz dikenler, sütünden peynir, derisinden kürk yapanlar, herşeyden önce, koyunları çobansız kalırlarsa kurdun kuşun avı olacakları, kendi başlarına oleceklerini inandırdı. Bu böyle sürüp gittikçe koyunlar da kendilerine inanmaz, kuvvetlerine güvenmez oldu. Sandılar ki çobanın onları koruması yumuşak etleri için değil kara gözleri içindir.