Penceresiz ev minaresiz cami Süslü bir çaput feryatsız bir figan Murekkepsiz kalem ateşsiz bir mum Hiçlikte varoluş hakikati arayan noksan bir akıl Süslü cümleler,altı dolmayan aşk dinletileri Doğayı sevip ormanları yakan biz Cenneti isteyip cehennem ameliyle yâr olanda biz İtibar isteyip insanları umursamayan yine biz Demem o ki hersey zıttıyla kaimdir Ve zaman her zaman geleceğe gebedir İstediğinin seni isteyeceğini düşünmen ; Kendine vereceğin özür/şükür sebebidir Yani hersey muammadan ibarettir Ve sen gebe olan zamanın Hemen doğum yapmasını bekleyen bir ahmak
Şiir
Min davêt ser milê xwe barê derdan û xeman Min rê girt û ez meşîyam ketibum devê çeman Dil û hinavêm helîya rih min nema Çavên ziha bun ji girî av lê neman Koçan bar kir ez mam e li waran Ne gazî û ne qêrîn ne fîgan û hewar e Ez mam bê xwedan bê hogir û heval e Bê bext felek te ez dur kirim ji yar a, Bi xwedê ez dizanim tu jî ji min xirabtir î Dilê te min jî bir nake tuyî xwezîya vî dilî Hinavên te ferîşîn tu jî ji min xirabtir î Xwezî te ditiba hîn ez sax û ne mirî..
Kurdî
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah benim gönlümün bahtsız bülbülü. Kokmayan güle figan yakılır mı?
Alıntı
Irmak Misali
Anılarım gözümün önünden geçip gidiyor akan bir írmak misali/ Mecnun gibiyim sensiz hicrana düşeli bir zaman oldu bir hayli/ Leyla bil seni ararım ben dağlarda,çöllerde ah, ah u figan ile/ Gel ki bana şu gönlümü sevindir Yakub'a kavuşan Yusuf misali KK
Kuş ve Ben Şimdi feryat figan ağlasam, İçimin şelaleleri dökülse uçurumlardan; Kim görecek, kim duyacak bu gürültülü yalnızlığı? Belki yaralı bir kuş sezer bu sızıyı, Arkasında koca bir yangını, onca yükü bırakıp Kendi göğünden kaçan yorgun bir kuş... Oysa bak, o gürül gürül şelaleler de çekildi yatağına, Göz pınarlarımın kuyusu çatlak, toprak çorak. Şimdi ne o yaralı kuşun gölgesi var ufukta, Ne de bu ıssızlıkta beni teselli edecek bir yankı. Ne içimde çırpınan bir kanat sesi kaldı artık, Ne de gözümde dünyayı yıkayacak bir damla yaşım...
Güz mü geldi? Rengin soldu Ne tez yaprak döktün, ömrüm Hep ağlarsın, boynun bükük Boynu bükük Gözyaşın derya mı, ömrüm? Ömrüm, ömrüm, ömrüm Ömrüm Ne tadın ne de tuzun var Ne yaşamakta gözün var Bülbül gibi güle figan Etmekten ne çıkar, ömrüm?