Biliyor musun, belli yaşam biçimleri ve toplumsal sistemler arasında yalnızlık belli bir yaşta, tükenmiş bünyede hastalığın ortaya çıkışına benzer şekilde peydahlanır. Hayatın kader anları, hastalık, ayrılık, insanlar arasındaki nihai bağ; bunlar bizim belli bir anda bir şeyleri açıklamamıza, saptamamıza ya da öğrenmemize imkan verecek şekilde, bir günde olmaz. Belirleyici olayların farkına vardığımızda genellikle hepsi çoktan olup bitmiştir ve bize kalan tek şey bunu kabul etmek, avukata ya da doktora başvurmak, rahibi çağırmaktır. Çünkü başka şekilde ifade edecek  olursak, yalnızlık doldurulmuş bir hayvanı çevreleyen kafes gibi insanı çevreleyen bir durumdur.
Sanki yeryüzünde mutluluk dondurulmuş. Ateşi ara sıra şurada burada birkaç saniyeliğine parlar gibi oluyor. Ruhumuzun derinliklerinde, vazifenin aynı zamanda zevk, gayretin hoş ve anlamlı olduğu, neşeli, güneşli, oyunbaz bir dünyanın anısı yaşıyor.