Derinden bir bakış, şefkatli bir dokunuş, içten bir fısıltı, tatlı bir gülümseyiş, ham bir meyvenin ağızda bıraktığı tat, çorak topraklarda açan narin çiçekler gibi yaşamamız gerektiğini kanıtlayan o kadar çok işaret vardı ki yeryüzünde.
Seni hiç iyileşmeyecek bir yara gibi, seni bir türlü evine ulaşamayan yolcunun giderek acı veren hasreti gibi, seni özgürlük duşu kuran bir mahkumunun kararmayan umudu gibi hep yüreğimde taşıyacağım.