Pero… sen neler yaşadın böyle? diye diye okudum kitabı. Çünkü bu hikâye parça parça kırılmış bir çocukluğu ve onun yıllara yayılan izlerini anlatıyor.
Annesizliğin boşluğu dolmadan babasının
#duayıyenidenkeşfetmek kitabı farklı bölümlerden oluşuyor ve her bölümde duaya ayrı bir açıdan yaklaşılıyor; bazen düşünürlerin ve yazarların sözleriyle, bazen yaşamdan örneklerle, bazen de içsel sorgulamalarla ilerliyor.
Bu çeşitlilik icinde: Dua, tek bir tanıma sığmayacak kadar geniş bir alan. İnsanlık tarihi boyunca farklı kalplerde, farklı dillerde aynı ihtiyaca dokunan bir anlam taşıyor.
En çok hissettiğim ise Duanın sadece zor zamanlarda yapılan bir şey olmadığıydı. Daha çok insanın kendini toparlama, iç sesini duyma ve hayatla yeniden bağ kurma hali gibi geldi bana.
Bazen her şeyi kontrol etmeye çalışırken yorulan bir yanım var. Bu okuma yükümü biraz hafifletti değil ama zaten bildiğim bir şeyi yeniden görünür kıldı; bazı şeyleri taşımak zorunda olmadığımı ve içimde sığınabileceğim bir yer olduğunu.
Genel olarak bende bıraktığı etki şu oldu:
Dua, bir istek listesi değil; insanın kendini anlamaya, sakinleşmeye ve iç denge kurmaya dönme yoludur.
Bana göre Dua, eksik olanı tamamlayan değil; zaten bütün olanı hatırlatan bir hâl.
Dua ile..
@mecitomurozturk
Çocukken izlediğim Alice's Adventures in Wonderland uyarlamalarında en çok Cheshire Cat dikkatimi çekerdi. Bir anda belirip kaybolan hali, o garip gülümsemesi bana hep ürkütücü gelirdi. Bir de
Kanepede uyuyan kedisi Dina'yı gözlemliyor.Ne kadar da huzurlu! diye düşünüyor Alice.Hicbir endişenin, savaşın,can sıkıntısının,sorunun olmadığı başka bir dünyada yaşıyor sanki kedi