Irvın D. Yalom Günübirlik Hayatlar eserinde terapi odasından seçtiği 10 tane değerli hayat hikayesini anlatıyor. Yalom sadece danışanlarını değil kendi duygularını, hatalarını da açıkça paylaşır. Bu yönüyle eser terapi odasında yaşananlar kadar, terapistin iç dünyasını görmek de insana iyi geliyor. Yalom eserini, terapinin teknikler bütünü değil iki kişinin arasındaki bağ olduğunu vurgulayarak temellendirir.
Anlatılan hayat hikayelerinde ise insanın ölümle yüzleşme, zamanın geçiciliği, yalnızlık, anlam arayışı, özgürlük, sorumluluk gibi ilişkisini ele alır. Hayat sandığımız kadar uzun olmayıp aradığımız anlam ise küçük anların içindedir Anlatılan hikayelerin hepsinin farklı sorunları var ama hepsi küçük anların içinde.
Peki ya insanı iyileştiren şey nedir sahiden acımasız gerçeklerden kaçmak mı yoksa onlarla yaşamayı öğrenmek mi? Yalom hayatı düzeltmekten çok, onu daha bilinçli yaşamayı öğreten bir kitap. Ve belki de en büyük iyileşme tam olarak burada başlıyor.
Benim için bu kitap insanın sessizce kendine ayna tuttuğu eserlerden biri olarak rafa yerleşti.
Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.
2026'ya başlarken seçtiğim o kitap etkileyici ve hüzünlüydü. Ölüm hayattaki herkesi korkutan, konuşulmak istenmeyen konulardan biridir. Yakın birini kaybettiyseniz zaten oldukça zor gelir. Eserimizin konusu babasını kaybeden yazarımızın öncesi ve sonrası yaşadıkları… Kitaba başlarken kendisi "kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, ortasında…" cümlesini kuruyor. Yazar kansere yakalanan babasının sürecini, ölümünü, ilişkisini ve sonradan yaşadığı yas sürecini anlatıyor. Ağır ağır giden bu hastalık sürecinde giden kişi çevresindekilere kendisinin yokluğuna alışma süreci gibi ilerliyor. Eser kesin bir bitiş ile bitmiyor zaten yas süreci de tamamlanmaz sadece taşınılabilir hale gelir. Hayat devam eder fakat artık eksik, sessiz ve farklı bir biçimde. Kitap bitiminde bende uyandırdığı düşünce yaşarken neleri görmezden geliyoruz, ihmal ediyoruz?
Sessiz bir günde aktı ve gitti.
İyi okumalar.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma