Kitapta dikkatimi çeken en önemli nokta yazarın Ermeni meselesine klasik batılı gözüyle yaklaşmış olmasıydı. Ermenilerle Türkler arasında süren mücadelelerde hep Ermeniler lehinde bir anlatım kullanılmış, Ermeni meselesinin başlamasına sebebiyet veren Ermeni isyanlarından, olaylarından hiç bahsedilmemiş. Konuyu bilmeyen yabancı bir okuyucu durduk yere Türklerin Ermenilere saldırdığı, onlara yaşam hakkı tanımadığı gibi bir sonuca ulaşması çok muhtemeldir.
Oysa yazarın olayları iki tarafın da bakışıyla sunması ve değerlendirmeyi okuyucuya bırakması gerekirdi.
Kitapta yoğun bir şarkiyatçı yaklaşım kendini belli ediyor. Bu yaklaşımdan dolayı karakterler yerli yerine oturmuyor, bir yapaylık roman boyunca kendini hep hissettiriyor.