Huzur
Huzursuzluğun Kitabı
Tatar Çölü
Suyu Arayan Adam
Godotyu Beklerken
Yabancı
Tutunamayanlar
Erbain
Leyla ile Mecnun
Gibi
open.spotify.com/track/7BPshDxKS...
O güne kadar ben de herkes gibi istirap, yeis, biçarelik kelimelerini kullanmıştım. Fakat galiba, bu geceden sonra kırk sekiz saat içinde onların hakiki mânasını ölçebildim. Her şey, her şey bitmişti.
Bu kapıyı açmasaydım Muhlis ağabey benim için daima bir nevi mürşit çehresiyle kalacaktı, ve işin hazini, ona muhtaçtım da. Ne kadar uzun yolları benim için kısaltmıştı. Fakat şimdi o bana içtimai ve ferdi ahlaktan bahsederken aynı sükunetle, itimatla dinleyebilir miydim?
Bütün hayat üstüme yığılmış gibiydi. Hayat, insanındı. Fakat insan, Yarabbim insan ne kadar zayıftı. Kime dokunmak istesem kuru bir dal gibi elimde kalıyordu.
Niçin sevdiklerimiz, bizim içimizden geçenleri merak etmezler?
Niçin insanoğlu, insanoğluna her şeklinde kapalıdır? O dakikada, her zaman olduğu gibi onun için seve seve ölebilirdim. Fakat onun zihninden geçen şeylerin bir tanesini bile bilmiyordum.