Hazret-i Hızır (Aleyhisselam )ın başkanlık ettiği "Kırklar Meclisi"ne yükseldiğinde,Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahu'l aziz Hazretleri'nin bu makamla yetinmeyip, Hazret-i Hızır(Aleyhisselam )'a şöyle dediği rivayet edilir:
"Benim 'Kırklar'da, daha yüksek makamlarda gözüm yok. Benim gözüm senin ilminde. Çünkü senin ilmin, seni doğrudan âlim olarak kuşatan Cenab-ı Allah'tandır(Celle Celaluhu ), kuldan değildir. Sana, Hazret-i Musa'nın (Aleyhisselam ) sorduğu gibi üç soru sorma merakına düşene kadar yanında yoldaş olmama izin ver. Göreceksin, beni sabırlı bulacaksın ve senin Allah'ın(Celle Celaluhu ) izni ile yaptıklarının hiç biri hakkında soru sormayacağım."
İslam kriptolojisinde anlatıldığı üzere, Hazret-i Hızır (Aleyhisselam ) onun bu dileğini kabul ederek, zaman ve mesafe tanımadan, bir nevi zaman yolculuğu yaptırarak izin verildiği ölçüde büyük etkinlikler oluşturmuştur. Örneğin, hiç Prusya'ya gitmediği halde, Bağdadi Hazretleri'nin,Alman Prensi Bismark ile mükemmel bir Fransızca ile bir islami tebliğ konusunda konuştuğu ve bu görüşmeden sonra Prens Bismarck'ın, Müslüman olup, Nakşibendi tarikatına dâhil olduğu bilinmektedir.
Prens Bismarck'ın Müslüman olduktan sonra Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed( Sallallahu aleyhi ve sellem ) ile ilgili olarak yazdıkları dikkat çekicidir:"Seninle aynı asırda yaşayamadığımdan dolayı üzgünüm Ey Muhammed aleyhisselam(Sallallahu aleyhi ve sellem )! Muallimi ve naşiri olduğun o kitap (Kur'an) senin değildir. O, Allah'a(Celle Celaluhu ) aittir. Bunun ilahi bir kitap olduğunu inkar etmek, mevcut ilimlerin batıl olduğunu ileri sürmek kadar gülünçtür. Insanlık, senin gibi mümtaz bir kudreti bir kez görmüştür; bundan sonra da bir daha görmeyecektir. Yüksek huzurunda kemal-i hürmetle eğilirim."
Halid-i Bağdadi (Kuddise sirruhu