Filiz

Filiz
@filiz_lab
Unutma: Diğerleri sadece aynadır. Suçlayacak veya kınayacak hiç kimse yoktur. İnsan daima ve sadece kendisiyle karşılaşır!
300 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
İstanbul'a Emanetler
Gönül hastalıklarının tedavisinde en önemli şifa Allah'a mutlak iman ve gúven ihlasından geçer. Kerbela'da Hz.Hasan Efendimizin kızı Fatıma ile Hz.Hüseyin Efendimizin oğlu Ali faciadan bir gece önce nikâhlanmışlardı. Ertesi sabah Hz. Ali sehid oldu. Hz. Fâtıma ile Hz. Hüseyin Efendimizin kızı Hz Zeyneb, Bizans'a cariye olarak gönderildi. Istanbul'a geldikleri gece Hz. Zeyneb de Hz.Fâtıma da şehit oldular. (Hâlen Sümbül Efendi mekânındaki türbedeler).
Sayfa 62
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hz. Dıhye ve Heraklius
Hicretin 7'nci yılında Hz. Dıhye elçi olarak Bizans İmparatoru Heraklius'a gönderildi. Onu halkı ile birlikte İslâm'a davet eden bir mektubu Heraklius'a verdiği zaman bir mânâ hikmeti cereyan etti. Hatırlanacağı üzere Hz.Dıhye yüce bir İslâm velisi idi. Öyle hikmetli bir mânevi cereyan taşırdı ki; kimi İslâm'a davet etse, karşısındaki hemen Müslüman olurdu. Heraklius da hemen Müslüman oldu. Ancak, milleti ve etrafindakiler İslâmiyet'e şiddetle karşı çıktı. Bu yüzden Heraklius, dinini saklayarak yeni doğan İslâm Devleti gelişene kadar Bizans'in Islâmiyet'e zarar vermesini geciktirmek istedi.Nitekim, Hz. Dıhye'yi Uskuf Dagatirin isimli, o çağın en büyük hiristiyan âlimine gönderdi. Uskuf Müslümanlığı hemen kabul etti, Ve Bizanslıları da İslam a çağırdı. Fakat kavmi onu linç ederek şehit etti. Herakhius un Efendimize özel bir mektup göndererek durumu izah ettiği hatta, «keske yanınızda olsam da ayaklarınızı yıkasam» dediği, Yakubî Tarihi cilt:2 sahife 78'de yazılıdır
Sayfa 111
Hz. Aişe
Hz. Aişe, ilim açısından, Kur'an ve hadisleri bağdaştırarak yorum yapabilen gelmiş geçmiş en büyük İslâm Hukuku yorumcusudur. Hz. Aişe annemizi böyle gerçeği gibi bize yansıtmayan Emevilerdir. Zîra, Hz. Âişe annemize Emeviler, kendileriyle işbirliği yapması için, büyük baskı ve menfaat vaatleri yapmış, Aişe annemiz onları reddetmiştir. Bu yüzden de Emeviler devrinde yazılan tarihlerin tümü, Hz. Aişe'yi tanımamakta ısrar etmiştir.
Sayfa 83
Efendimiz zamanında kadının rolü
Satılan malların Kur'an hükümleri geregince sağlığa aykırı olmaması denetlenmistir. Bilindigi gibi Kur'an: kirlenmiş, kokmus, kesim sekli belli olmayan yiyeceklerin yenmesini yasaklamaktadır. En ilginç olay ise carşı kontrollerinin şefliğine bir annemizin tayinidir. Hz. Şifa annemiz pek tanınmış bir isimdi. Çok iyi vaaz eder. Kur'ân'ı çok iyi bílirdi, Bu yüzden çarşıların kontrol sefliğine atandı. Bu sehirleşme ve medenílesle isleri yürürken, bír yanda da Müslümanlar cok hızlı bir sekilde eğitiliyordu. Özellikle hanımlar, hutbeleri ve vaazları kesiksiz takip ediyorlar, aralarında en zor konuları tartışabiliyorlardı. Bir ara vaaz topluluklarının cok kalabalık olması nedeniyle, hanımların vaaz günleri ve saatleri ayrıldı, fakat bu uygulama kesinlikle hanımların tecridi anlamına değildi. Gerek o yıllarda, gerekse ileri yıllarda birçok İslâm annesi çeşitli toplulukları yetistiriyor, ders veriyordu. Bilindiği gibi, basta Aişe annemiz olmak üzere birçok yetişmiş İslâm annesi, erkekler de dahil olmak üzere, vaaz ve dersler verirlerdi. Birkaç yıl sonra üst üste gelen harpler dolayısıyla duyulan ihtiyaç nedeniyle kadınlar hemşire olarak eğitilmeye başlandı. Böylece tıp tarihinde ilk kez, Efendimizin kızı Fâtima annemiz ile aynı zamanda iyi bir savaşçı olan Nesibe annemiz hemşire olarak ayrıldılar Medine devletinin böylece kadınlara verdiği öğretmenlik, hukukçuluk, hemşirelik, ve denetim görevi asırlar boyu göz ardi edilmiş, daha acısı, bu uygulama dini bir vecibeymiş gibi âdetlestirilmiştir. İslâm bilimleri açısından ve İslâm hukuku açısından bir numaralı bilim adamı Hz. Aişe'dir
Sayfa 82
ihlas
Hz. Ali, Fahr-i Kainat Efendimizin (Sallallahu aleyhi ve sellem) yatağına yatarak, önceden bilinen suikasta karşı gönüllü oluyordu. Olayın en ilginç yanı ise Hz. Ali'nin o yatakta uyuması idi, O yatağa yatmak için bir başka mü'min, canını fedaya belki hazırdı. Fakat kimse o gece mutlaka saldırılacağı belli olan o yatakta uyuyamazdı. Mana ilminde ihlasın tarifi bu olaydır. Yani Hz. Ali nin yatakta uyuması.
Sayfa 78