Satılan malların Kur'an hükümleri geregince sağlığa aykırı olmaması denetlenmistir. Bilindigi gibi Kur'an: kirlenmiş, kokmus, kesim sekli belli olmayan yiyeceklerin yenmesini yasaklamaktadır. En ilginç olay ise carşı kontrollerinin şefliğine bir annemizin tayinidir. Hz. Şifa annemiz pek tanınmış bir isimdi. Çok iyi vaaz eder. Kur'ân'ı çok iyi bílirdi, Bu yüzden çarşıların kontrol sefliğine atandı.
Bu sehirleşme ve medenílesle isleri yürürken, bír yanda da Müslümanlar cok hızlı bir sekilde eğitiliyordu. Özellikle hanımlar, hutbeleri ve vaazları kesiksiz takip ediyorlar, aralarında en zor konuları tartışabiliyorlardı. Bir ara vaaz topluluklarının cok kalabalık olması nedeniyle, hanımların vaaz günleri ve saatleri ayrıldı, fakat bu uygulama kesinlikle hanımların tecridi anlamına değildi.
Gerek o yıllarda, gerekse ileri yıllarda birçok İslâm annesi çeşitli toplulukları yetistiriyor, ders veriyordu. Bilindiği gibi, basta Aişe annemiz olmak üzere birçok yetişmiş İslâm annesi, erkekler de dahil olmak üzere, vaaz ve dersler verirlerdi. Birkaç yıl sonra üst üste gelen harpler dolayısıyla duyulan ihtiyaç nedeniyle kadınlar hemşire olarak eğitilmeye başlandı. Böylece tıp tarihinde ilk kez, Efendimizin kızı Fâtima annemiz ile aynı zamanda iyi bir savaşçı olan Nesibe annemiz hemşire olarak ayrıldılar
Medine devletinin böylece kadınlara verdiği öğretmenlik, hukukçuluk, hemşirelik, ve denetim görevi asırlar boyu göz ardi edilmiş, daha acısı, bu uygulama dini bir vecibeymiş gibi âdetlestirilmiştir.
İslâm bilimleri açısından ve İslâm hukuku açısından bir numaralı bilim adamı Hz. Aişe'dir