Asi bir zatı, tevali ve tekerrür eden suçlarından dolayı asmışlardı, cesedi darağacında sallanıyordu. Ehlullahtan Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri oradan geçerken,gözü bu idam mahkumuna ilişti, merhametle söyle bir baktı ve oradan uzaklaştı o gece, sehrin hakka yakın olan aşıkları ve zahitleri, asılan zatın cennete dahil oluğunu ma'nalarında gördüler ve bu makama nasıl vasıl olduğunu kendisinden sordular.
"Beni, darağacına astıklarında oradan Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri geçti ve bana rahmet nazarı ile öyle bir nazar etti ki, Allahu sübhanehu ve teala'nın hitab-ı celili erişti.'Benim dostumun, rahmet nazarı ile baktığına azap etmek şanıma layık değildir. Seni affettim ve sana cennetimi verdim' buyuruldu. Beni, bu suretle cennete idhal ettiler."
Evliya'ullahın bir rahmet nazarı ile, böyle idam mahkumu asiler cennetlik oluverirlerse, ehlullahın elini tutan müride ne gibi ilahi ihsan ve iltifatlar olacağını senin irfanına terk ederim ey veli eli tutan âşık... Hak mürşit, serapa merhamet olduğundan, kendi sürüsüne giren ve o sürüden sayılan kimseyi asla terk etmeyeceği muhakkaktır. Belki, mürşidinin sözünü tutmamakla dünyada sefil ve rezil olursa da, ahireti mutlaka mü'emmendir. Çünkü, evliyaullah kendilerine tabi olanları dünyada ve ahrette terk etmezler