Uzun zamandır okuduğum en güzel romandı diyebilirim. Yazarın dili ve kurgusu öyle bir sürükledi ki, o distopyayı iliklerime kadar hissettim. Sanat filmlerinin büyük bir kısmındaki o gri hava, okurken sık sık gözümde canlandı. Yazar alışık olmadığım bir yazı tekniği kullanmış. Karakterlerin sözleri virgülle ayrılıyor ve hangi sözü kim söylemiş belirtmiyor. Bu yüzden algılamak daha fazla dikkat istiyor. Sadece bazı kelimelerin fazla kullanımı zaman zaman rahatsız edici geldi. "Grotesk" mesela. Yazar böyle bir terimi ard arda gelen birkaç cümlede sık kullanmak yerine yakın anlamlı başka sözcüklerle ifade etse daha keyifli olurmuş
Büyük İskender'in ruhu da, Sezar'ınki de, Shakespeare'ınki de, Napoléon'unki de ve sülüklerin en değersizinin ruhu da bendedir. İnsanların bilinçleri ve hayvanların içgüdüleri birleşip kaynaştılar bende ve ben her şeyi, her şeyi, her şeyi anımsıyor, tüm hayatları yeniden yaşıyorum kendimde...