böyle olmamalıydı. iyileşmeliydim. her yolu denedikten sonra her yolun aynı sona çıktığını görmemeliydim. bazı sonların çiçek bahçesine çıktığına inandırılmamalıydım. her yolun sonu mezarlık olmamalıydı. kocaman bir boşluğu kalbimin ortasında taşımamalıydım. o boşluğun doluluğuyla her gece savaşıpta yıkım olmamalıydım. ben her savaşta kaybetmemeliydim. böyle olmak zorunda değildi. böyle olmamalıydı. ben duvara çarpmış gibi hissederken o duvarın ben olduğumu öğrenmemeliydim. çok yorulmuşken mezarlık olamamanın yükünü omuzlarımda taşımamalıydım.