Cemre

Cemre
@fireheart
İnstagram @fireheart_cs

Cemre

, bir kitap okudu
6/10
·356 syf.·
2021 86. kitabı
Georgia Cates
6.2/10 · 212 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Cemre

, bir kitabı yarım bıraktı
%31 (189/608 syf.)
Şehnaz Haşimoğlu
7.6/10 · 834 okunma
Spoiler var
"Biraz daha dayan," diye inledim. "Masal bitti diye mi uyudun?" "Bestegül," derken gözlerini bile açamadı. Kir içindeki suratına rağmen neden gördüğüm en güzel şey oymuş gibi hissediyordum? "Söyle," dedim, dışarıdan, enkazın üstünden , çok yakınımızdan bir ses daha geldiğinde, "Bak, geldiler, yetiştiler." "Öp beni." Gözkapaklarının açılışı, uzaktan birilerinin bana seslenmesiyle aynı anda oldu ve onun baygın, safir gözlerindeki ışığa kapıldığımda, boğazımdan güçlü bir hıçkırık döküldü. Kazma kürek seslerini, birtakım bağrışları duydum ama kafamı kaldırıp bakamadım. Uzandım, güçsüzce Oğuz'un ellerini alıp yanaklarıma yasladım ve kendi ellerimi de onun güzel yüzüne yerleştirdim. Aman Allah'ım! Ölüm de usulca yerleşiyordu bu güzel yüze. Anbean ona yaklaşarak alnımı alnına yasladım ve dudaklarımı dudaklarına bastırmadan hemen önce, "Seni seviyorum," dediğini duydum. Tüm bu karmaşanın içindeki en doğru cümleyi duymuş gibi hissettim ve dudaklarına doğru fısıldadım: "Seni seviyorum." Dudaklarımız birbirine kenetlendi ve gözyaşları içinde birbirimizin yüzünü tutarken, her şey silikleşti. Hayatımın ilk öpücüğünü şimdi ölümsüz aşkıma veriyordum. Kollarımın arasında ölen aşkıma... Dudaklarımız güçsüzce, yumuşakça hareket etti ve her ikimiz de bu doyumsuz, tarifsiz duygunun içerisindeyken her şeyi unuttuk. Her yer siyahtı da tek beyaz biz kalmıştık sanki. Aklım başımdan gitmişti. Onu öperken, dudaklarının tadına varırken aynı zamanda gözyaşlarının da tadını alıyordum. Dudaklarımız minicik hareketlerle birbirini öptü ve ellerim uzanarak onun güzel saçlarını kavradı. Gözlerimin ardındaki sığınaktan boşalıyordu tüm yaşananlar.
1000Kitap
Spolier var
"Uyan hadi! Geldiler! Bizim için!" Uyanmadı. Bana seslenen insanların içinde ben de ona, ilk ve ölümsüz aşkıma seslendim ama beni duymadı, gözlerini açmadı, gülümsemedi. Önce gözlerini kaybettim, sonra gülümsemesini, sonra ellerini, vücudunu, sonra nefesini... Herkes bana bağırdı, ben ona. Herkes beni kurtarmayı istedi, ben onu. Gözkapakları sonsuza kadar kapandı ve ben titreyen ellerimle onun nabzına uzandığımda, parmaklarımda hiçbir canlılık hissetmedim. Oğuz öldü. Ve bu dünyanın en acı cümlesiydi. Oğuz öldü. Ve bu dünyanın en acı şeyiydi. Onu haykırarak uğurlamadım, susarak uğurladım. Sesli ağlamadım, aksine çok sessiz ağladım. Uzandım ve yanaklarını, alnını, gözkapaklarını, burnunu, çenesini, yüzünü bir araya getiren her şeyini öptüm. Hıçkırıklarla sarsılarak, ona sarılarak, her şeyimi kaybettiğimi bilerek... Bana seslendiler ama bana ulaşamadılar. Gözlerimi kapattım ve beni kurtarmaya gelmiş olan bunca insanın sesinin arasında Oğuz'un seni seviyorum diyen sesini seçtim.Şimdi herkes kurtulduğumu, kazandığımı, her şeyin yoluna girdiğini düşünüyor ama aslında hiçbir şey öyle olmuyor. Ben, bu istasyonda solumu bırakıyorum ve çıktığımda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, biliyorum. Buradan çıkacağım ama beni ben yapan her şeyi burada bırakacağım. Sadece çıkmış, nefes almış olacağım ama bu yaşayacağım anlamına gelmeyecek. ilk ve sonsuz aşkımın yüzüne kapandım ve ağladım. Şarkı Oğuz için bitti,Fakat ikimiz de dans etmeyi bıraktık.
1000Kitap