"Aile keşke bir çatının altına koyulan bir kadın ve erkeğe 'anne, baba' demek kadar kolay bir kavram olsaydı Osman, o zaman hepimiz bir şekilde mutlu olabilirdik. Buradaki insanlar ne kadar yalnızsa, ben de o kadar yalnızdım. Ailesi olup da yalnız olan onlarca insan tanıyorum, dışarıya çıksan sen de onlardan birine rastlarsın muhakkak." Rahatsız olmuş şekilde başımı yana çevirdim. Hepsi kapalı bir kutu gibiydi o insanların, kilidi sadece içeriden açılabilen.
"Arada fark var," diye yanıt verdi sakin bir şekilde.
"Aradaki fark ne, biliyor musun? Siz çalışmanın, bir gün kazanacağınız paranın sizi istediğiniz hayata ulaştıracağına dair bir umut taşıyorsunuz bense bunun parayla bile yerinin dolmayacağını biliyorum. Her şeyi olan insanların aslında hiçbir şeye sahip olmadıklarını duymadın mı? Umutları, hayalleri yoktur onların ama ben sizi ne kadar anlayabilirsem siz de beni o kadar anlayabilirsiniz. Ben ne kadar safsam, siz de o kadar safsınız aslında."