Özellikle salgın hastalıklardan toplu ölümlerin olduğu şu dönemde salgın hastalığın anlatıldığı bu kitabı merakla okudum ve insanların Bir anda kör olduğu dünyada tek gören ben olsam ne yapardım diye düşündüm ve bu fikir galiba hoşuma gitmedi. Aslında kitabın anlattığı hastalık olan körlük değil insanların bakarken de pek çok şeye kör olmasıydı ve bu farkındalık la herkes kör olmaktan kurtuldu bakalım devam kitabında neler olacak
Bir istiridyenin kıymetli incisini sakladığı gibi, saklarım seni
Bir bahar dalının narin tomurcuklarını sakındığı gibi, korurum seni
Çok derin derin
Derin derin derin derin derinlerimde, ellerin
Bir armağan gibi, Tanrı'dan bana
Kış güneşinde altın kirpiklerin
Kitabın adı çok dikkatimi çektiği için almıştım ve cidden içinde acaba neden bahsediyor diye merakla okuduğum bir kitap oldu. Yazarın dilini ve konuya yaklaşımını beğendim tavsiye edebileceğim bir kitap