İşte ey ehl‑i iman! Şeytanların bu müthiş tahribatına karşı en mühim silahınız ve cihazat‑ı tamiriyeniz, istiğfardır ve “Eûzü billah” demekle Cenab‑ı Hakk’a ilticadır. Ve kaleniz sünnet‑i seniyedir.
RN-Vesvese ve Hikmetü'l-İstiâze/24
Ey ehl‑i iman! Bu müthiş düşmanlarınıza karşı zırhınız, Kur’an tezgâhında yapılan takvadır. Ve siperiniz, Resul‑i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın sünnet‑i seniyesidir. Ve silahınız, istiaze ve istiğfar ve hıfz‑ı İlahiyeye ilticadır.
Şükrün mikyası, kanaattir ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir.
Şükürsüzlüğün mizanı; hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram helâl demeyip rast geleni yemektir.
İman ilacı ise feraizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor. Gaflet ve sefahet ve hevesat-ı nefsaniye ve lehviyat-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men’eder. Hastalık madem gafleti kaldırıyor, iştihayı kesiyor, gayr-ı meşru keyiflere gitmeye mani oluyor; ondan istifade ediniz. Hakiki imanın kudsî ilaçlarından ve nurlarından tövbe ve istiğfar ile dua ve niyaz ile istimal ediniz.
Siz gayet nâfi’ ve her derde deva ve hakiki lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani tövbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilacı istimal ediniz.