" Aman çocuğun üstüne varmayın yoksa travmatize olur, dengesi bozulur"diye, belki de insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bencil, her şeye layık olduğunu ve her şeyi hak ettiğini zanneden, umursamaz bir nesil yetiştirdik.
Çocuktaki bütün rahatsızlıkları anne babaların hataları üzerinden açıklamaya çalıştık ve ebeveynlere hak etmedikleri oranda suçluluk duyguları yükledik.
Modern psikolojide manevi kalp diye bir kavram yok.Evet, şaka gibi ama "kalp"siz bir psikolojiyi temsil ediyor, sanki dürbünü ters tutarak insana bakıyoruz.
Yahudi milletinin başına gelen sıkıntıların, kısmen kendi psikolojik yapıları ve sosyal, politik tavırlarından da kaynaklandığını görüyoruz. Irk özelliği üzerine kurgulanmış sözde üstünlük temelleri üzerine inşa edilmiş "din",neticede bütün diğer insanlık ailesinden yalıtılmış olmayı gerektirir.
Özellikle son kırk sene boyunca Hollywood filmleri vasıtasıyla eşcinsellik, adım adım komünikatif ve
metakomünikatif mesajlarla önce Amerikan toplumuna sonra da bütün dünyaya, zararsız ve hatta övünülecek bir serbest seçim, alternatif bir varoluş tarzı olarak kabul ettirilmiştir.
Bir kadim atasözü,
"Niye inşa edildiğini bilmiyorsan bir duvarı yıkma" der; edep, güzel ahlak, sağduyu giderse insanın üretebileceği saçmalıkların sonu yoktur.