Henüz, psikolojik ferdiyet hakkında bir envanter yapmak ve bunun unsurlarını ölçmek imkanımız yok. Ferdiyetin neden ibaret olduğunu, bir ferdin diğerinden nasıl ayrıldığını da tespit edemiyoruz. Muayyen bir insanın, esas karakterlerini bile keşfedemiyoruz.
Entelektüeller arasında çok farklı gruplar bulunur. Fikirleri çok, en değişik unsurları sindiren, koordine eden, birleştiren geniş fikirlilerdir.
Dar kafalılar, geniş bütünleri kavrayamaz fakat bir ihtisasın detaylarına iyice nüfuz edebilirler.
Açık ve analitik zekaya, büyük sentezler yapabilen zekadan daha çok rastlanır.
Zihnen, birbirlerine eş fertler yoktur. Gerçekte, iptidai bir şuura sahip olanlar, birbirlerine çok benzerler. Şahsiyet, ne kadar zengin ise fertler arasındaki fark da o kadar büyük olur.
İnsanlar birbirinden, fizyolojik fonksiyonlarından ziyade zeka ve mizaçlarıyla ayrılırlar. Herkes psikolojik faaliyetlerinin sayısı ile ve aynı zamanda bunların kalite ve yoğunluğu ile tarif olunur.
Biz iki âlemde, olaylar âleminde ve onların sembolleri âleminde yaşıyoruz. Kendimizi ve benzerlerimizi tanımak için, hem müşahadeyi hem de ilmi abstraksiyonları kullanıyoruz. Fakat bazen, abstre ile konkreyi birbirine karıştırdığımız oluyor. O zaman hadiseleri, semboller gibi mütalaa ediyoruz. Ferdi, insana karıştırıyoruz. Terbiyecilerin, hekimlerin ve sosyologların hatalarının çoğu, işte bu karıştırmadan ileri geliyor.