Her dua karşılığında ruhumuzda bir canlanma olur. Her ibadet karşılığında ruhumuzda bir mayalanma gerçekleşir; "feyiz" denilen, manevi ve görünmeyen bir kuvvet, bir nur tecelli olur.
İman geldikten sonra, bu inancım bütün etkileri insanın hayatında ortaya çıkar. Bu üst aleme de yansır. Vahiyden kuvvet alan bir insan benim önceki hayatımda olduğu gibi boş hayallerden ve vehimlerden örülmüş bir dünyada yaşadığını kabullenemez; lüzumsuz korkuları da azalır. Böyle bir insanın, en azından dua gibi bir şansı vardır.
İrşad edilmek, bizatihi o insan tarafından yeniden hayata getirilmeyi, yeniden doğurulmayı anlatmaktadır. Siz bir koza içindesiniz. Bu kozayı yırtıp sizi ebedi aleme aktarıyorlar; böyle bir süreç...
Modern psikoloji, insanın karakterinin yedi yaşına kadar şekillendiğini söyler. Oysa benim 40 yaşımdan başlayarak gösterdiğim öyle bir değişim var ki, kuru akılla, mantıkla izah edilebilecek bir şey değil. Bu velinin tasarrufuyla, reflekslerim ve hayat anlayışım yavaş yavaş ama temelinden değişiyor. Hz İbn-i Arabî 'nin fususunu okuduktan sonra bir tasarruf başlıyor üzerimde.