Çanakkale’de doğmak, bir armağan. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi de istihkak.
Sokak kedisi Sarman. Devletkeri. Devlet Çeri. Sergüzaşk.
Hoşça kal İsrafil Rodop
Leyla’nın Kapısı
Kitaplarının yazarı
İki kadın, aynı çatı altında yaşamasa belki işler kolaylaşacaktı.
İyi de, Leyla hanım onların mutluluğu arasında yaşayabilmişti!
Kardeşleri doğduğunda incindiğini de kabulleniyordu.
Hayır, hayır!
Parmakları arasında dolaşan tespih tanelerine kanmamalıydı
Kayrak Kasabası’nın para babası, kırbacı şaklattı:
“Nankörler!”
Ardından yaptığı iyilikleri sıraladı: “Korudum, kolladım, toprak verdim, ev verdim, daha ne yapayım!”
Recep’in nefesi daraldığında ise ileri gitti:
“Aç köpekler! Karnınızı ben doyurdum.”
Çerçinin yüzü, dokuzuncu kilometrede kireç gibiydi:
“Yol bitti İsrafil.”
“Yok, daha Liga’ya var ama az kaldı.”
Orman işletmesi önündeki bordür taşlarıyla bölünmüş ayrımı kastetti:
“İşte tam orada kamyonun etkisiyle savrulacaksın. Başın, bordür taşlarına çarptığında dayanılmaz biçimde ağrıyacak.”