FİSUN KURT

10/10
·651 syf.·
2020 139. kitabı
Murakami sevgim sonsuz. Kedileri çok sevdiğinden ve kitaplarında kedilere yer vermesinden kaynaklı olabilir. Tarzını seviyorum çünkü hayal gücünü kullandırıyor okurlara, olay örgüsünü düşündürmeye odaklı ilerletiyor. Sahilde Kafka’da bunu çokça yaşadım. Sürekli bağlantıları çözmek, sonuçları tahmin etmek için saatlerce okuduğum oldu. Uzun bir kitap ama kesinlikle sürüklüyor ve farkında olmadan yarısına geliyorsunuz. Tek sıkıntı ara vermek. Ara verdiğinizde kopabilirsiniz ve tekrar başlamak zor gelebilir. Kitap bölümlerden oluştuğu için iki bölüm öncesindeki olayı hatırlamayabilirsiniz ve devam ederken olayı anlama süreci zorlaşabilir. O yüzden çok ara vermeden okudum ve çok sevdim. Murakami’nin ben de olmayan kitaplarını da aldım. Konusuna gelince 15 yaşındaki Kafka Tamura adlı karakter bir kehanetten dolayı evden kaçıyor ve hiç bilmediği bir şehire gidiyor. Tanıştığı insanlar sayesinde bir şekilde yaşamına devam ediyor ve bir kütüphanede kalıyor. Bir gün hiç beklemediği bir durumla karşı karşıya geliyor ve olaylar bu şekilde devam ediyor. Kitabın bölümlerden oluştuğunu söylemiştim bir başka bölümünde ise 60 yaşında Nakata adlı karakter var. Küçükken yaşadığı bir olay yüzünden hafızasını kaybediyor ve çevresindekiler ona akılsız gözüyle bakıyor. Nakata kedilerle konuşabiliyor ve bir görevin peşinden gidiyor. Bağlantılar kitabın sonuna doğru birleşiyor, birbirinden farklı bölümler değil. Murakami, hayal gücümüzü kullandırırken sürrealist bir yaklaşımda bulunuyor. Nakata’nın kedilerle konuşabilmesi gibi ve benzeri şeyler. Aşırıya kaçmadan böyle bir yaklaşımda bulunması kitabı ayrı güzelleştiriyor. Bir başka güzel olan şey ise Murakami’nin çok fazla bilgi vermesi. Olayların içinde alıntılarla, filmlerle, müziklerle ve öykülerle okurlara sürekli merak ettiren örnekler
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
FİSUN KURT
ne güzel aynı fikirde olmamız.teşekkürler
Reklam
10/10
·490 syf.·
2020 26. kitabı
"Kafamda Bir Tuhaflık" kitabında; Anadolu'dan büyük umutlarla İstanbul'a göç eden insanların yaşadıkları, sahip olduğu kültürü koruma uğruna verilen çaba etkili ,akıcı bir dil ve başarılı bir kurguyla anlatılmış.İstanbul'un yıllar içinde uğradığı sosyo-ekonomik dönüşüm geceleri sokak sokak dolaşan boza satıcısı Mevlut'un gözünden yansıtılmış.Bölümler arası geçişler oldukça başarılı..her bölüm sonunda şaşırıyor ve olayın devamını merakla okuyorsunuz.Mevlut başta olmak üzere kadın karakterlerin iç dünyası, çelişkileri,kırgınlıkları çok iyi tahlil edilmiş kendi iç sesimizin dışa vurulmuş hali sanki.. özellikle kitabın sonlarına doğru Vediha'nın konuşması türk toplumundaki kadının durumuna dokunaklı bir vurgu yapılmış olup,her birimizin hayatından bir kesiti, bizi, ülkemizi anlatmakta..Mevlut'un değişmeyen ruhu,geçmişe bağlılığı tüm olumsuzluklara rağmen hep saf kalmayı, boza satarken dahi mutlu olmayı başarabilmesi çok etkiledi beni..okurken büyük keyif aldım,herkese öneririm
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
FİSUN KURT
Teşekkür ederim Burak Bey,en kısa sürede yazınızı okuyup,yorumlayacağım.Kusura bakmayın yoğunluktan yeni görebildim.İyi günler dilerim.