Ne zamandır kışın gelmesi şu hayat ağaçlarına?
Bilemiyoruz. Göçmen kuşların aksine, yoktur
haber verenimiz. Hep gecikerek bu yüzden,
acele yapışırız rüzgarların eteklerine, bizi
hiç umursamayan bir dereye saçılmak için.
Ama biliriz, çiçeklenmenin de, solmanın da ne olduğunu.
Ey zaman, uzaklaşmaktasın benden şimdi.
Yaralanıyorum her kanat çırpışınla.
Ama kalınca yalnız, söyle, neye yarar ki
dudaklarım, gecem ve gündüzüm tek başına?
Yok bir sevgilim, bir dört duvar,
ne de bir iklim, gönlümce.
Bütün kendimi adadıklarım, ömrümce,
ansızın zenginleşip beni harcamaktalar.
Bilim almış başını yürürken, karşındaki bir sürü insanın ne kadar küçük şeylerle uğraştıklarını düşünüp acınıyorsun. İçerliyorsun. "Lanetli adamlar" diye geçiriyorsun kafandan.