Birkaç var önce İyi Yaşamak ve İyi Ölmek: Pozitif Psikoloji. Terapi ve Ruhsal Sağlıkta Yeni Sınırlar" başlıklı bir konferansa katıldım. Ölümle başa çıkma ve yas sürecindeki bireylere yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti hakkında bir panel düzenlen- mişti. Burada söz alan psikologlardan biri, yakınlarını kaybeden insanların yas sürecinde ifade ettikleri iki tip pişmanlık olduğunu belirtti: biri kabahatlerden, diğeri ise ihmalkârlıktan ötürü duyu- lan pişmanlık. Benim ilgimi çeken, bunlardan ikincisi, yani sevdiğimiz kişi hayattayken yerine getirmeyi ihmal ettiğimiz şeylerden ötürü duyulan pişmanlık oldu. İhmalkârlıktan doğan pişmanlık, genellikle savsaklama davranışının bir sonucudur.
Aynı psikoloğa. "İhmalkarlıktan ötürü duyulan pişmanlığı na all tarif ediyorsunuz?" diye sordum ve ardından bu pişmanlığı muhtemel kaynakları arasında yer alıp almadıklarını anlamak için şunları sıraladım:
1. Kişilerin gerçekten yapmaya niyetlenip de hiçbir zaman yapamadıkları şeyler mi? (Yani savsakladıkları şeyler mi?)
2. Muhtemelen yapabilecekleri daha başka bir sürü şey mi?
3. Kültürel kodlar gereği yapmış olmaları gerektiğini düşündükleri,yapmış olmalarının nezaketen doğru olacağı şeyler mi?
4. Kaybedilen kişinin onlardan yapmalarını istemiş olabileceği şeylere dair içselleştirilmiş beklentiler mi?