Gazali, aşağıdaki tanımı öneriyor: "Küfür, bize anlattığı ne ise onun herhangi bir ciheti konusunda Allah elçisinin tekzibidir. Tekzip (yalanlama) literal olarak, bir kişiyi yalancı çıkarmak, onun söylediğini yalan addetmektir ve tasdikin zıddıdır. Tasdikin anlamı ise bir şeyi doğru kabul etmek ona iman etmektir."
Leone Caetani: "En mühim ihtida, (Ebubekir b. Ebu Kuhafe'nin) İslamiyet'i kabul etmesi olmuştur. Sonra kendisine sıddîk denilmişti. Ebubekir, Kureyş arasında en çok sevilen ve hürmet gören Kureyş ensabına en çok vâkıf olan hayır sahibi bir tüccar idi Mekke ailelerinin kadim tarihlerini, eski zamanlardaki bütün iyilikleri ve fenalıklarıyla bilirdi. Ahlak-ı hasenesi (güzel ahlak) vardı. İffet ve hikmeti o kadar maruftu (bilinirdi) ki, kabilesinden birçok kimseler sık sık kendisini görmeye gelirler, kendi işlerine dair rey (görüş) sorarlardı. Ticaret işlerinde ve mesail-i umumiyyede (toplumsal işlerde) büyük bir vukufu vardı."
T. W. Arnold: "(Sahabelerin), daha sonraları devlet adamlığı ve kumandanlık yaptıkları yıllarda, İslam fetihlerinin en zor anlarında sergiledikleri tavırlar, Hz. Muhammed'in vazettiklerinin, verimli toprağa ekildiğinin ve ortaya en üst kalitede bir insan topluluğu çıkardığının muhteşem ve reddedilemez bir ispatı olmuştur. Onlar, ezbere bildikleri kutsal Kur'an'ın hadimleri (hizmetçileri), Peygamber'in söz ve nasihatlerinin hatırasına kıskançlık derecesinde sadık koruyucuları ve Muhammed'in manevi mirasının emanetçileri olmuşlardır."
Hem ensarın hem de muhacirinin durumunu kuşatan bir örneğe bakacak olursak Rasulullah'tan (s.a.v.) sonra İran ile yapılan savaşta, Müslümanların komutanının, İran komutanına söylediği sözü Washington Irving şöyle naklediyor: "Sana, sizin hayatı sevdiğiniz kadar ölümü seven bir orduyla geleceğim."