İçinde bulunduğu durum ona o kadar belirsiz görünüyordu ki, bu dünyada yolunu bulabilmek için babasının atlasını açıp rastgele bir cümle seçti: "Artık bir kahraman, bir bilge gibi davranmaları" ibaresini meyhanenin feneri altında gördü.
Uzun İhsan Efendi mezarın başından kalkıp hüzünlü ve derin bir sesle oğluna,
"Sizler, hepiniz, içinde yaşadığımız dünya, Kostantiniye, her şey, sadece ve sadece benim düşüncemde varsınız" dedi, " Rendekar yanılıyor:Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya".
Sayfa 127 - İletişim Yayıncılık,Uzun İhsan Efendi ve Bünyamin·Kitabı okudu
Sonunda, Alibaz öğretmeninin verdiği 'Turan kahramanı Efrasiyab'ın maceralarının derlemesi' kitabından esinlenerek gösterdiği davranışlarından arkadaşları ona, tek başına bir orduyu kaçıran yiğit, Alibaz, namı diğer Efrasiyab diyeceklerdi. O, bütün müstakbel savaşların galibiydi. O, bütün kalelerin, palankların ve hisarların fatihi, bütün yiğitlerin başbuğu, bütün kötülerin düşmanı, bütün acizlerin koruyucusuydu. O, Efrasiyab'tı. Dünyanın gelecekteki fatihi, yiğitlerin omuzlarında taşınan kahraman, cesarettir başka hiçbir kalkana, serbazlıktan başka hiçbir silaha ihtiyaç duymayan bir cengaverdi, Evet, hiç kuşku yoktu: Efrasiyab'tı o. Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay AnarÖznur