Eğer hala kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir. Eğer hala koşulsuzca sevmiyor ve sevginde ayrım yapıyorsan, içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir… Eğer hala Ben demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
Bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz ?
Ne okuduğuna bakın. Ne seyrettiğine bakın. Duvarlarına ne astığına, raflarına ne koyduğuna, nasıl konuştuğuna, nasıl dinlediğine bakın.
İnsanların çoğu çöp kamyonu gibidir. İçleri çöp dolu bir halde dolaşıyorlar etrafta. Kızgınlık, öfke, hayal kırıklığı, hırs, kin, kavga ve küskünlük biriktiriyorlar içlerinde. Her an kavga halindeler. İçleri savaş alanı gibi… Ancak içleri fazla dolunca biriktirdikleri çöpleri bırakabilecekleri bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben olurum, bazen siz olursunuz, bazen bir başkaları… Kişisel olarak algılamayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya başka insanlara dağıtmayın.
Kötülük kişiseldir, bireyi tüketir ama iyilik kitleseldir, bulaşarak yayılır ve bütünler. İyilik kalabalıktır, kötülük yalnız... O yüzden biri ölmeye, diğeri çoğalmaya mahkumdur.