Tutkular aslında çılgındır; bırakırsan tozu dumana katarlar. İstekler kendi hallerinde olsa, bir sürü boş hayallere, kof umutlara kapılırlar. Ama benim içimdeki us her tartışmada en son sözü söyler.
İnsanlar dinginlikle yetinmelidir, demek boşunadır; hareket ister onlar, bulamayınca da yaratırlar. Benimkinden daha durağan bir hayata yazgılı olan milyonlarca kişi vardır, hepsi de buna baş kaldırmış durumdadır. Yeryüzündeki insan kitlelerinin arasında, siyasal başkaldırılarından başka ne isyanların kaynaştığını ancak Tanrı bilir!
Hele kafınların çoğunlulukla pek sakin olduklarına inanılılır, ama kadınlar da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir. Erkekler gibi onlar da zekalarını, yeteneklerini işletmek için bir uğraş, eylem alanına gereksinme duyarlar. Üzerindeki baskı pek ağır, sürdükleri yaşam pek durgun olursa acı duyarlar bundan, zarar görürler. Onlardan daha ayrıcalıklı olan erkeklerin " Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyona çalıp nakış işlemekle yetinsin," demeleri de dar kafalılıktır! Bir kadın, geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak, öğrenmek isterse onu kınamak, alaya almak düşüncesizliktir.