Bu tür insan bazen kişiliklerini öne çıkarırlar, önemli bir durum karşısında ansızın gösterirler kendilerini, o zaman yapmaları gerekeni yaparlar. Bunlar sadece konuşmak için var olan insanlardan değillerdir, bir olayın kışkırtıcısı, elebaşıcısı da olamazlar. Fakat olayın başlıca uygulayıcılarındandır ve önce onlar başlarlar. Ortaya atılmadan başlarlar, kimsenin dikkatini çekmeye çalışmadan, hiç düşünmeden, hiçbir kimseden korkmadan ilk engellin üzerinden atlarlar, bıçağın üzerine yürürler, ötekiler arkalarından gelir, kör gibi yürürler, duvara kadar ilerler, genellikle orada da kafalarını bırakırlar.
Bir insanı ezmek, bitirmek istiyorsanız, ona en korkunç cezayı vermek gerekir ; bu öyle bir ceza ki, en korkuç caniyi bile korkudan titretsin, kendisine verilen cezayı duyar duymaz cani bile ürksün ; bunun için ona verilecek zorunlu çalışmanın tam anlamıyla, gereksiz, manasız olmasını sağlamak yeterlidir.
Alphonse Karr'ın Am Rauchen adlı kitabında, bir adam çok şık bir kadının ardına düşer bir akşam, ilk görüşte vurulmuştur ona , öylesine güzeldir. Bu kadının elini öpebilmek için, her şeyi göze alabilecek gücü, her şeyi fethedebilecek istemi, her şeyi yapabilecek gözüpekliği duyar içinde. Giysisinin eteği yere sürtünüp kirlenmesin diye açtığı yosma bacaklarına bakmayı bile güç göze alabilmektir. O bu kadını elde edebilmek için neler yapacağını düşlerken, kadın onu bir sokağın köşesinde durdurur, evine gelmek isteyip istemediğini sorar.
Adam başını çevirir, sokağın öbür yanına geçer, hüzün içinde evine döner.