“O gün festival havasında Broadway Mississippisi’nden aşağı kuğu gibi süzülüp giden parlak ipekleri ve pırıltılı yüzleri hatırladım; onları solgun kâtiple karşılaştırdım ve kendi kendime düşündüm: Ah, mutluluk ışığı sever, biz de dünyayı şen sanarız; ama sefalet kendini vakurca saklar, biz de sefalet yok sanarız.”
“Heyecanlı bir insanı pasif direniş kadar çileden çıkaran bir şey yoktur. Böyle direnilen kişi insanlıktan uzak biri değilse ve direnen kişi pasifliğinde gayet zararsızsa, o zaman, direnilen kişi daha neşeli anlarında, aklıyla çözmesi imkânsız olan şeyi hayalgücüyle bulmak için müşfik bir çaba gösterir.”
“İnsanın eşi benzeri görülmemiş ve son derece mantıksız bir şekilde yıldırıldığında en basit inancı konusunda bile bocalamaya başlaması ender görülen bir durum değildir. Hatta çok gariptir ama belli belirsiz de olsa, bütün haklılığın ve bütün doğruluğun karşı tarafta olduğundan kuşkulanmaya meyleder. Derken, eğer etrafta ilgisiz birileri varsa, kendi aksayan aklına takviye olsun diye onlara döner.”
“Nippers hakkındaki kanaatim, başka bakımlardan kusurları ne olursa olsun, en azından alkol kullanmayan bir delikanlı olduğuydu. Ama sanki doğa bizzat onun meyhanecisi olmuş ve daha doğumunda ona tıka basa asabi, konyaksı bir huyla doldurmuştu, hem de ilelebet kafa çekmeye lüzum bırakmayacak kadar.”