İdeallerini yeterince yansızlaştırmamış olan bir politikacı devletin başına geçtiğinde, bilinçdışındaki dürtüsel istekler politik eylemlerini de yönlendirir. Ülkesinin yararına değil, kendi bilinçdışı çocuksu saplantıları üzerine planlar yaparak diktatörleşebilir.
Bir kişide, çocuksu eziklik duyguları ve saldırganlık dürtülerinden başarı isteği, başarı isteğinden çevresindekilerle yarışma ve güç savaşı, bu savaştan da ülkesine faydalı olabilececeğini düşündüğü politik bir ideal oluşabilir. İdealleri uğruna da bir an tereddüt etmeden canını verebilir. Yaş ilerledikçe, eziklik duyguları ve saldırganlık dürtüleri ticari yaşama aktarılabilir ve bu kişiler ticari yaşamda başarılı işadamı kimlikleri edinip gençlere demokrasi söylemleri veren politik idealistlere dönüşürler.
Öyle bir yanardağ karnı ki
bu bilinçdışı
içini dökesi tuttuğu zaman ne kumla, ne betonla, ne uykunun katranı, ne ölümün tabanıyla
tıkayabilirsin onun ağzını…