Hayatının geriye gittiğini hissediyor bir kez daha, giderek küçüldüğünü, beton duvarların yaklaşa yaklaşa ona ancak çömelecek kadar yer bıraktığını; çünkü uzanırsa, tavan tepesine inip onu boğacak.
Kendini bilir bilmez emanet ettiği, büyük umutlar yüklediği, onu kurtarabileceğini düşündüğü insanlardı bunlar. Ama kurtarmayacaklardı anlaşıldığında, umutları suya düştüğünde bile kendini onlardan kurtaramıyor, çekip gidemiyordu.