"İşlerin ya da eğlencelerin gürültüsü patırtısı içinde, geçmişinin üzerinde yeniden düşünmeden yaşayan, yaşamını sürekli geçirmeye bakan biri, net ağırbaşlılığını yitirmiştir... Uzun bir süre sonra ve bize etkileyen koşullar ve olaylar geçtikten sonra, o sıralar bunların bize doğurdukları ruh halini ve duyguyu geri çağıramayacağımızı ve yenileyemeyeceğimizi de burada söylemek gerekir: Ama elbette, o sıralar, bunların etkisiyle söylediğimiz sözleri anımsayabiliriz. Ama bu sözler, o ruh hali ve duyguların sonucu, anlatımı ve ölçütüdürler. Bu yüzden bellek bu gibi, düşünmeye değer ya da benzer zaman dilimlerini özenle saklamalıdır. Bu yüzden günceler yararlıdır."
"... katlanabilir olan her şimdiki anın ve geçip gitmesine kayıtsızca göz yumduğumuz ve üstelik bir de sabırsızca ertelediğimiz gündelik olayların bile değerini bilmeli, tam da şimdiki anı, geçmişin sahnesine geçtiği bu andan itibaren, ölümsüzlüğün ışığıyla ışıldayarak bellek tarafından korunacağını ve günün birinde, özellikle kötü bir zamanda, belleğin perdeyi araladığı sırada, en candan özlemimizin nesnesi olarak ortaya çıkacağını hiç unutmamalıyız."