Erdinç T.

Erdinç T.
@flokimalvo
BURSA
3 Ekim 1994
21 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Decameron'da üçü erkek, yedisi kadın on varlıklı ve soylu genç, veba salgını geçene kadar on günlüğüne kırsalda bir villaya sığınır. (Kitabın adında geçen "deca" Yunanca "on" anlamına gelir.) Bu genç grubu (yazarın ifadesiyle "brigade") on günlük süreyi geçirmek için her gün birbirlerine öyküler anlatır. Böylece kitap 100 öykü içerir.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu ilk telif yasası, "daimi sahiplik" kavramının tehlikesini öngörmüştü. Bir eserin yaratıcısı ya da telif haklarını sattığı kişi, bu hakka yalnızca sınırlı bir süreliğine sahip olabilecekti. Bu sürenin ardından eser "kamu malı" yani herkesin ve hiç kimsenin olacaktı. 1710'da telif hakkı koruması çok kısa bir süre için sağlanıyordu; zaman geçtikte bu süre uzatıldı ve günümüzde Avrupa'da yazarın ölümünden sonra yetmiş yılla sınırlı.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Tarih
Almanya'da Johannes Gutenberg, İngiltere'de William Caxton ve İtalya'da Aldus Manutius ("italik" yazı tipinin mucidi) gibi meşhur öncülere bakarak matbaayı Avrupa'ya özgü bir yenilik gibi düşünebiliriz. Aslında matbaa Çin'de uzun süredir kullanılıyordu. Ancak Çince önemli bir zorluk barındırıyordu. Çince binlerce resimli "harften" oluşur. Bunların her biri, küçük bir tuğla boyutunda yazılır. Bunun gibi kısa bir paragrafta 60 kadar karakter kullanılır ve karakterlerin yazılı olduğu tuğlalardan küçük bir duvar inşa edilebilir.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Tarih
Kitlesel bir pazara yönelik kitap üretiminin bir diğer önkoşulu, 13. yüzyıl dolaylarında Doğudan İngiltere'ye getirilen kâğıt üretme işlemiydi. Bu keşiften önce, önem derecesi ne olursa olsun bütün yazılar parşömen veya tişre (temizlenip kurutulmuş hayvan derisi) üzerine yazılmıştı ya da ahşaba oyulmuştu. Ucuz kâğıt, 15. yüzyılın sonlarındaki önemli devrimin yolunu açtı: Matbaa
Sayfa 102·Kitabı okudu
Tarih
Chaucer matbaanın gelişinden elli yıl önce büyük şiirini bir kürsüden veya "okuma standından" dinleyici kitlesine okuduğu resmedilir. (Kürsüler üniversite amfilerinde halen kullanılır; aslen yalnızca bir kopyası olan metinleri yüksek sesle okumak için tasarlanmışlardır. Ders, konferans anlamına gelen "lecture" sözcüğü, Latince "okuyucu" anlamına gelen "lector" sözcüğünden türetilmiştir.)
Sayfa 102·Kitabı okudu
Tarih