A

Ne yana baksak ekran görüyoruz. Allah (Celle Celâluhu) aşkına nereden çıkıyor bunca ekran ve neden? Kim koyuyor bu ekranları karşımıza? Birileri bütün enerjimizi ve dikkatimizi sömürerek bizim bu ekranlara bakmamızı istiyor şüphesiz. Biraz dikkatimiz dağılır gibi olsa, azıcık kafamızı kaldırır gibi olsak; hemen “Dur, o tarafa bakma; bak ne izleteceğim sana!” diyorlar bize, görmemiz gereken asıl meselelerin farkına varmayalım diye. Filistin'i Suriye'yi, Arakan'ı, Doğu Türkistan'ı görmeyelim diye türlü maskaralıklar izletiyorlar. Biz de işimizi gücümüzü bırakıp, ailemize, ibadetimize, Allah'a (Celle Celâluhů) ayırmamız gereken vakitten çalıp onların dediklerini yapıyoruz. Öyle alakadarız ki hepsiyle; diziler, filmler, maçlar, rezil yarışma programları, magazin kanalları derken gözümüz başka hiçbir şeyi görmez hâle gelmiş vaziyette...
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İmtihan
Müslüman beldelerindeki elim hâdiselere, ‘orada yaşayanların imtihani' perspektifiyle bakan kimseler olabilir fakat bu, aslında onların olduğu kadar bizim de imtihanımızdır. İmtihan sadece sabredeceğimiz hâdiselerden oluşmaz. O kardeşlerimizle aynı devirde yaşayıp, yaşadıklari zulümleri görüp, kendilerine yardım eli uzatmak için bir çaba gösterip göstermediğimiz de imtihanımıza dâhildir!
Din
Düşün, hayatında hiçbir sıkıntı yok... Her şey güllük gülistanlık; işin, evin, malın, sağlığın, ailen her şey çok iyi durumda... Bu şartlar altında mutlu olabilir misin? Birçok kişinin “Tabii ki olurum.” cevabını verdiği bu sualin asıl cevabı “Hayır”dır. Bu şartlar altında dahi dünyada mutlu olamazsın, olmamalısın. “E, her şey yolunda işte! Neden mutlu olamıyorum?!” diyorsan eğer; deme! Çünkü sen ortopedik yatağında mışıl mışıl uyurken, zulüm gören, gece-gündüz üstlerine bomba yağan masum kardeşlerin var! Sırf senin ailenden değiller diye, senin yaşadığın bölgede/ülkede/kıtada değiller diye onları görmezden gelemezsin!
Din
Bir baba düşünün
Bir baba düşünün, altı çocuğunu kaybetmiş. Bir insanın bir tane çocuğunu kaybetmesi ne demek? Bu nasıl zor birimtihandır... Babası, O doğmadan önce vefât etmiş, annesinin ve kendisine sahip çıkan dedesinin, eşinin ve çocuklarının vefâtını yaşamış... İnsanın en yakınları' dediğimiz kişilerin çoğunu kaybetmekle imtihan edilmiş bir zattan bahsediyoruz. Ki bu Zat, (Aleyhis-Salâtu ve's-Selâm) 'Allah'ın Habibi' sıfatına mazhar olmuş bir zat. O dahi bunca çileye maruz kaldıysa, bizim yaşadığımız sıkıntılara karşı şikâyet etmeye zerre kadar hakkımızın olmaması gerekir.
Din
Bir baba düşünün
Efendimiz'in (Sallallâhu Aleyhi ve sellem) dört tanesi kız, üç tanesi erkek olmak üzere toplam yedi evladı vardı: Zeyneb, Fâtimâ, Ümmü Gülsüm, Rukiye; Kasım, Abdullah ve İbrahim (Radıyallâhu Anhum). Kasım (Radıyallahu Anh) 2 yaşında, İbrahim (Radıyallahu Anh) 8 aylıkken, Zeyneb ve Rukiye annelerimiz (Radıyallahu Anhuma) Hicret'in 7. ve 8. senesinde; Ümmü Gülsüm (Radıyallâhu Anha) annemiz Bedir Savaşı dönüşünde, Abdullah (Radıyallahu Anh) ise küçük yaşta vefât ettiler. Sadece Fatimâ annemiz (Radıyallahu Anha), Efendimiz'in (Aleyhi's-Salâtu ve’s-Selâm) ahirete göçüşünden 6 ay sonra vefât etti.
Din