A

Kız Çocuğu Hakkında Bu durum, İslâmiyetten sonra tamamen tersine döndü. Kız çocuğunu utanç vesilesi kabul eden bir toplumda Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkek ve kız evlatları arasında ayrım yapmamış, eşit bir şekilde davranmıştı. Hatta ilk çocuğunu kız doğuran kadın hakkında ise şunları buyurmuştu: “Kadının doğurduğu ilk çocuğun kız olması onun (kadının) bereketindendir."114 114 Sehâvî, Makasidü'l-Hasene, c.1 s. 678 (Deylemi’nin Vasile b, el-Eskâ'dan merfü olarak rivayet etmiş olduğu bu hadîsin zafiyeti söz konusudur.)
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Onlardan biri, kız ile müjdelendiği ile dolarak yüzü simsiyah kesilir! Kendisine verilen kötü müjde(!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!"111 Cahiliye Arapları, kız çocuğa sahip bir baba olmanın toplum içine çıkamayacağı kadar utanç verici bir şey olduğuna inanıyorlardı ve bu sebeple çocuklarını toprağa gömüyorlardı. 111 Nahl Sûresi, 58-59.
Din
Dördüncüsü: Evlerine gelenleri reddetmeden içeri alıp fuhuş yapan kadınların ilişkileriydi. Bunlar kendilerini belli etmek için kapılarının önüne bayrak asarlardı. İsteyen içeri girer onunla yakınlık kurardı. Kadın herhangi birinden hamile kalıp doğum yaptığı zaman iz, şekil ve yüz hatlarından anlayan bir kâhin çağırır, çocuğu getirip kâhine gösterirdi. Kâhin çocuğu inceler, kime ait olduğunu tespit ederdi. Böylece çocuğun babası belirlenmiş olurdu. Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve sellem) Peygamber olarak gönderilince birinci nikâh şekli haricindeki nikâh şekillerinin tamamı kaldırıldı.110 110 Buhari, Nikah, 37.
Din
Üçüncüsü: On kişi kadar bir grup erkek bir birlikte bir kadının yanına giderlerdi. Ona yakınlık gösterir geceyi birlikte geçirirlerdi. Kadın hamile kalırsa, doğum yaptıktan sonra birlikte olduğu kişilerden hangisinden hoşlanıyorsa ona haber gönderir: “Bu senin çocuğundur” derdi. O kişi bunu kabullenmek durumunda kalır, çocuğun babalığıni üstlenirdi. Bazen de o gün beraber olduğu bütün erkekleri evine çağırırdı. Hepsi çağrıya uyar, mecburi olarak evine giderdi. Gurup toplanınca kadın: “Bildiğiniz gibi aramızda şunlar geçti” der, sonra hoşlandığı kişiye döner: “Bu senin çocuğun, ona istediğin ismi ver!" derdi. Adam hiç itiraz etmeden onu alıp evine götürür, diğer çocuklarının arasına katardı.
Din
İkincisi: Bazı erkekler kendilerince asil olan birinin sulbünden gelen çocuğa sahip olmak isterdi. Bunu elde etmek için eşi ay halinden kesildiğinde ona: “Falan adamın yanına git, onunla yat!" derdi. Doğacak çocuğun asil olması uğruna eşinin hamile kalmadığı belli oluncaya kadar, bir süre hanimina dokunmazdı. Sonra isterse hanımı ile birlikte olmaya devam ederdi.
Din