İslâm, kadının yükünü hafiflettikçe, aileyi, “kadını sömüren; emek gücünü karşılıksız bırakan; ruhunu, bedenini baskı altında tutan çürümüşlüğün en açık ifadesi” şeklinde tanımlayan feminizm; şeytanî dürtüler ile kadına altından kalkmakta zorlanacağı vecibeler yükleme derdindedir. İslâm, kadına sadece iffetini ve ailesini koruma vazifesi vermişken; aile ve annelik kavramlarına düşmanlık besleyen feministler, “çocuğuna ana olmak” gibi yüce bir mertebeyi basit ve aşağı bir rütbe olarak addetmektedirler.