A

Feminizm ve Kadın
İslâm, kadının yükünü hafiflettikçe, aileyi, “kadını sömüren; emek gücünü karşılıksız bırakan; ruhunu, bedenini baskı altında tutan çürümüşlüğün en açık ifadesi” şeklinde tanımlayan feminizm; şeytanî dürtüler ile kadına altından kalkmakta zorlanacağı vecibeler yükleme derdindedir. İslâm, kadına sadece iffetini ve ailesini koruma vazifesi vermişken; aile ve annelik kavramlarına düşmanlık besleyen feministler, “çocuğuna ana olmak” gibi yüce bir mertebeyi basit ve aşağı bir rütbe olarak addetmektedirler.
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bazı oryantalistler kadına tanınan bu ayrıcalığı dahi çarpitmış ve kadını aşağılamak, küçük düşürmek maksatlı olduğunu iddia etmişlerdir. Hâlbuki aksine, kadının o dönem boyunca fizikî ve ruhî “sıkıntı” çekmesinden ve namaz gibi, oruç gibi ibadetler bedenî sıhhat gerektirdiğinden, o “zor dönem”inde kadının yaşadığı zorluklara zorluk eklememek maksadıyla; İslâm'ın kadına uyguladığı bir iltimastan kaynaklanmaktadır. Öte yandan erkek için böyle bir durum söz konusu değildir. Erkek savaşta olsa dahi namazın farzından muaf tutulmaz.
Din
Oysa İslâm, kadını; “ince ruhlu, narin ve nahif” gibi hoş sıfatlar ile tanımlamakla kalmamış, erkeğe verilen birçok sorumluluğu yüklememiş, hatta -kendisine zorluk teşkil etmesi sebebiyle- hayız ve lohusalık gibi özel hallerinde namaz ve oruç gibi Allah'a (Celle Celâluhů) karşı olan ibadetlerden bile muaf tutmuştur.
Din
Allah'ın Peygamberi (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) kadın ve erkeğin birbirlerine karşı olan sorumluluklarını beyan ettiği halde, İslâm'ın çıkardığı o yüksek makamı reddeden ve feminizm, modernizm gibi akımlar ile kadına verilen değeri çarpıtarak değersizlik algısı oluşturmak isteyen kimseler “Batılılaşma” uğruna kadını “bâtillaştırdılar.”
Din
Allah Resûlü (a.s.v) Kadına bakış açısı
"Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan (Celle Celâluhu) korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın (Celle Celâluhů) emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın (Celle Celâluhů) emriyle helâl kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır.”
Veda Haccı'nda Verdiği Hutbe·Kitabı okudu