Tarihin ilk çağlarında bekâret, kızlık hali çok mühimdi. Bunu muhafaza etmeyenler ağır ceza görürlerdi. Hint'te evlenme çağına gelinceye kadar kızların bekâreti demir kilit altına alınmak suretiyle temin edilirdi. Nispeten yakın zamanlar demek olan derebeylik devrinde, bilhassa garpte (Batı'da) bekâreti izale hakkı hükümdarlara, derebeylerine hatta papazlara aitti. Bunlar bu vazifenin(!), bu hizmetin ifası mukabilinde para bile alırlardı. Şayet bikri izale edilecek kız çirkin ve hastalıklı olur da kendisine rağbet edilmezse kızı alacak erkek bunu kendisi için bir hakaret sayardı. Bazı memleketlerde ise bekâreti izale mütehassisları(!) bulunur, bazılarında bu iş âlet ve edevat vasıtasıyla yapılırdı. Kadın hiçbir zaman kendisini istediği gibi idare edemez ve hiçbir mala sahip olamazdı.76
76 Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi, V, s. 1880.