Snowglobe (Kar Küresi), dünyanın buzla kaplandığı bir gelecekte, insanlığın ikiye ayrıldığı bir evrende geçiyor. Dondurucu soğukta hayatta kalmaya çalışan, her gün elektrik üretmek için koşmak zorunda olan insanlar ve iklim kontrollü, sıcak bir cennet olan Kar Küresi sakinleri... Kürenin dışındakilerin, içerideki şanslı azınlığın lüks hayatını 7/24 reality şov gibi izlediği bu dünyada, Chobahm adındaki genç bir kızın tek dileği yönetmen olup Kar Küresi’nde yaşamaktır. Bir gün, kendisine ikizi kadar benzeyen Haeri’nin yerine geçmek için bir teklif alır. Bu teklif aslında hayallerine giden bir araç mıdır, yoksa umutlarla gittiği Kar Küresinde şöhretin ve sistemin arkasındaki karanlık sırları mı öğrenecektir?
Kitap hakkında “Squid Game ve Açlık Oyunları karışımı” yorumu çokça karşıma çıktı ama inanın okuduktan sonra bu benzetme kafamda bir yere oturmadı. Sınıf ayrımı ve karmaşık düzen açısından mı benzetiliyor, anlayamıyorum. Her iki eserde de doğrudan, fiziksel bir ölüm kalım savaşı, vahşi bir arena ve kanlı bir yarışma var. Kar Küresi ise daha çok bir kimlik değişimi, gizem ve entrika üzerine kurulu.
Bunun dışındaki yönleriyle kitap güzel ve fazlasıyla akıcı. Okurken kesinlikle ters köşe oluyorsunuz; ancak sonu o kadar hızlı bir oldu bittiye geldi ki... Yazar hem Chobahm’ın o sistemi ve kendi durumunu sindirmesine hem de bizlere bu şoku yaşamamıza hiç vakit tanımıyor gibi..