Osmanlı İmparatorluğu'nun plansız ve programsız bir şekilde aldığı ve harcadığı dış borçlar, devletin siyasi ve ekonomik gelişmesine darbe vurduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuruluş yıllarında ekonomik açıdan sıkıntıya soktu.Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlarının yüzde 67'si Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerine kalmıştı. Bu borcu ilk borç alışımızdan 130 yıl sonra 1984'te bitirilebildik.
Rusya, Sırbistan ve Karadağ'ı Osmanlılar'a karşı savaşa teşvik etti. Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanması üzerine, Avrupalı devletler hadiselere bir çözüm bulmak üzere konferanslar tertip edip, Osmanlı yönetimine tekliflerini ilettiler. Osmanlı devlet adamları, Batılı devletlerin tekliflerini müzakere için toplandı. Müzakerenin sonunda Midhat Paşa, "Bu tekliflere karşı savaşmak için askerin gücüne bakılmaz. Biz Anadolu'ya 400 kişi ile geldik. Yine 400 kişi kalıncaya kadar savaşırız" dedi.
Yel değirmenlerini dev, rahipleriyse prensesi kaçıran haydutlar sanan ama tümüyle kendine göre okuduğu bu dünyaya atılmaktan hiç korkmayan o şövalyenin cesaretini bulmak herkesin harcı değil...