O irade seni de zayıf bir noktandan yakalayacak sonunda. Şeklini çizecek senin; benim çizdiğim grafikler gibi. Al diyecek, sana bir elbise, bir biçim, bir surat! İşte senin işlevin bu! İşte sen busun... Ve sen operasyon geçirmeden, beyninin bir bölümünü, kalbinin bir parçasını, gözlerinin birini vereceksin. Ameliyat masasına yatmadan olacak bunlar. Sapasağlam gezinirken. Görürken görmez, işitirken işitmez olacaksın.
"Şehircilik ve mimarlık olura olmaza imza atıp ulusun soluklandığı meydanları, kırları, tepeleri yok ederek insanlığı canlı canlı lahitlere gömmek değildir! Mimarlık kent oluşumunu, insan hayatına göre kavrama sanatıdır."
Özgürlük duygusunu kendisinde yapıtaşı olarak bulunduran insanın zamanla yasaklara ve baskılara uyumlu, itaatlı bir varlık haline gelişi akıl almaz bir haldi. Aynı zamanda iç sızlatan bir şey...